Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik bir çerçeve anlaşma sağlandığı bildirildi. Anlaşma kapsamında çatışmaların durdurulması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz trafiğine yeniden açılması öngörülüyor. Ancak İran'ın nükleer programına ilişkin nihai kararın ilerleyen müzakerelerde belirleneceği ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti ile anlaşmanın tamamlandığını duyurdu. Görüşmelerde arabuluculuk yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de tarafların anlaşmaya vardığını doğruladı. Mutabakat zaptının önümüzdeki cuma günü İsviçre'de resmi olarak imzalanması planlanıyor.
Anlaşmanın detayları henüz tam olarak açıklanmamış olsa da, Başbakan Şerif, mutabakatın Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesini içerdiğini belirtti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği de yaptığı açıklamada, İran ve müttefiklerinin yer aldığı tüm cephelerde askeri faaliyetlerin pazartesi gecesinden itibaren kalıcı olarak sonlandırılacağını duyurdu. Son haftalarda İsrail ile Hizbullah arasındaki karşılıklı saldırılar, müzakerelerin en önemli gündem maddelerinden biriydi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ateşkesin ardından başlayacak 60 günlük süreçte yaptırımların kaldırılması ve İran'ın nükleer programı dahil daha kapsamlı bir anlaşmanın müzakere edileceğini açıkladı. Kaynaklara göre, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve mevcut uranyum stoklarının geleceği, önümüzdeki görüşmelerin en kritik başlıklarından biri olacak. İsrail ise anlaşmaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Trump, küresel petrol ve doğalgaz sevkiyatının en önemli güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın cuma günü yeniden açılacağını ve İran limanlarına yönelik ABD ablukasının sona erdirileceğini belirtti. Anlaşmanın ardından petrol piyasalarında sert düşüşler yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı işlemlerin ilk saatlerinde yüzde 4 gerilerken, ABD tipi ham petrol (WTI) yüzde 4,6'dan fazla değer kaybetti. Asya borsalarında ise yükseliş gözlemlendi.
Eski ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, Trump yönetiminin savaş öncesi duruma dönmek karşılığında İran'a önemli tavizler verdiğini savundu. Miller, Nükleer programın gerçekten sınırlandırılacağına dair herhangi bir güvence yok. Ancak İran, küresel ekonomiyi baskı altına alarak ABD'den taviz koparabileceğini göstermiş oldu değerlendirmesinde bulundu. Şubat ayı sonunda başlayan çatışmalarda çoğu İran ve Lübnan'da olmak üzere binlerce kişi yaşamını yitirdi.
Cumhuriyetçi Parti'nin İran karşıtı isimlerinden Senatör Lindsey Graham, anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını ancak İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereleri yakından takip edeceğini söyledi. Graham, ABD yasalarına göre İran'la yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın Kongre'nin incelemesine ve oylamasına sunulacağını belirtti.
Anlaşmaya rağmen bölgedeki gerilim tamamen sona ermiş değil. İsrail'in pazar günü Lübnan'a düzenlediği saldırı hem İran'ın hem de Trump'ın tepkisini çekti. İsrail Başbakanı Netanyahu ile Trump arasında özellikle Lübnan konusunda görüş ayrılıkları bulunduğu belirtiliyor. İsrail, Lübnan'da operasyon serbestisini korumak isterken İran, tam ateşkesi anlaşmanın temel şartlarından biri olarak görüyor.