İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'ndaki La Gomera adasında yaşayan halk, yüzyıllardır kelimeler yerine ıslık kullanarak iletişim kurmaktadır. Adanın sarp ve zorlu coğrafyasında geliştirilen bu iletişim biçimi, normal konuşma dilinin ıslığa uyarlanmış bir versiyonudur. Bu sistem sayesinde, usta bir ıslıkçı bir vadinin bir ucundan diğer ucuna, yaklaşık 5 kilometre mesafeye kadar mesaj iletebilmektedir.
Silbo dili olarak adlandırılan bu iletişim yöntemi, 2009 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne dahil edilmiştir. Adanın derin vadileri ve volkanik kayalıkları, yerel halkı bu sıra dışı çözümü bulmaya yöneltmiştir. Eskiden köyler arası ulaşımın zorlu olduğu dönemlerde, insan sesi dağlar arasında kaybolurken ıslık sesinin daha uzaklara ve net bir şekilde ulaştığı fark edilmiştir.
Bu eşsiz iletişim sistemi, sadece nefes ve dudak hareketleriyle şekillenmektedir. Silbo dili, İspanyolcadaki ünlü ve ünsüz harflerin farklı tonlara ve ritimlere dönüştürülmesiyle çalışır. Dört ünlü ve dört ünsüz sesten oluşan bu yapı sayesinde, çeşitli kelimeler ıslıkla ifade edilebilmektedir. Dilbilimciler, beynin bu ıslıkları işlerken normal konuşulan dili işlediği merkezleri kullandığını belirtmektedir.
Yirminci yüzyılın sonlarında modern iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla Silbo dili yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Ancak Kanarya Adaları halkı, kültürel kimliklerinin bu önemli parçasını korumak için harekete geçmiştir. 1999 yılından itibaren La Gomera'daki tüm ilkokul ve ortaokullarda bu dilin öğretilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Günümüzde adadaki çocuklar, atalarının geleneğini okul sıralarında öğrenerek bu kültürel mirası yaşatmaktadır.