Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin aldığı yetki aşımı kararı, CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa getirilmesine neden oldu. Bu karar, daha önceki kurultayları da geçersiz saydığı için, kurultayda seçilen parti yönetiminin yetkisini de ortadan kaldırdı.
Bu durum, parti kurmayları tarafından belirlenen belediye başkan adaylarının hukuki geçerliliği konusunda tartışmaları da beraberinde getirdi. Yargıtay Onursal Daire Başkanı Hamdi Yaver Aktan, partilerin 31 Mart Yerel Seçimleri sonuçları ile ilgili olarak Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) başvurma hakkının bulunduğunu belirtti. Aktan'a göre, Kılıçdaroğlu yönetiminin YSK'ya başvurması halinde, CHP'nin yerel seçimlerde kazandığı bölgelerde mazbatanın seçimde ikinci sırada yer alan isme verilmesi ihtimali doğabilir.
CHP İÇİNDE KONUŞULMADI
CHP içinde Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, bu olasılığın parti içinde hiç gündeme gelmediğini Cumhuriyet'e bildirdi. Kaynaklar, mutlak butlan kararının seçimlere olası etkisinin, Özgür Özel yönetiminin YSK'ya yaptığı başvurunun reddedilmesiyle kapandığını savundu. Kaynaklar, “Mutlak butlan, CHP yönetimiyle ilgili bir hukuki tasarruftur. Göreve gelen yerel yönetimlere sirayet etmez. Orası farklı bir çerçeveden değerlendirilmiş. Orada milletin oyu var” ifadelerini kullandı.
'ARINMA' GEREKÇESİ
Kaynaklar, Kılıçdaroğlu'nun yerel yönetimlere yönelik işlemlerinin, “Kirliliğe bulaşmış, partinin yüz yıllık ahlaki değerlerini hiçe sayıp akçeli işlere bulaşmış kişilere” yönelik olacağını aktardı. Ayrıca, Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin sınırını aşan ifadeler kullanan belediye başkanları hakkında da değerlendirme yapılacağı belirtildi.