Tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı davada duygusal anlar yaşandı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş savunmasını tamamladıktan sonra İmamoğlu gözyaşlarına hakim olamadı.
Sözcü TV Muhabiri Sezin Ceren Övünç, yaşananları aktarırken, Mustafa Keleş'in duygusal savunmasının ardından salonda bulunan herkesin etkilendiğini belirtti. İmamoğlu, çapraz sorguda Mustafa Keleş'e soru sormak için mikrofonu eline aldığında ağlamaktan konuşmakta güçlük çekti. İmamoğlu, Keleş'e, "Değerli oğlum" diyerek başladığı sözlerini gözyaşları nedeniyle sürdüremedi.
İddianamede Mustafa Keleş'in tutukluluğuna neden gösterilen örgüt üyeliği iddialarına yönelik İmamoğlu, Keleş'e, "Bizim örgütümüzden haberdar mısınız? İş dışında bir görüşmemiz oldu mu?" gibi sorular yöneltti. Keleş'e benzer bir soru sormak isterken gözyaşlarına engel olamayan İmamoğlu, daha sonra, "Seninle çocukluğundan beri bayramdan bayrama görüşürüz, harçlık vermem dışında bir görüşmemiz oldu mu Mustafa?" diye sordu. Keleş'in "Hayır, olmadı" yanıtı üzerine İmamoğlu, "Allah kimseyi evladıyla sınamasın. Ben Türk yargısı adına bu delikanlıdan özür diliyorum. Allah kimseye bunu yaşatmasın. Bu iddianame hakkında ben artık bir şey demek istemiyorum." ifadelerini kullandı.
Mustafa Keleş savunmasında, 11 aydır olmayan, hayali bir rüşvet alma eyleminden tutuklu olduğunu belirterek, savcılıkta suçlamalar hakkında tek bir soru bile sorulmadığını ifade etti. İddianameyi okuduğunu ancak savcılığın suçlamaları neden yönelttiğini anlayamadığını dile getiren Keleş, aleyhindeki delilin ne olduğunu sorguladı. Hakkında tek bir olumsuz söz veya delil bulunmamasına rağmen suçlamalarla karşı karşıya kaldığını belirten Keleş, "Bütün bu sürecin en başında ben Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne telefonla ifade vermek üzere çağrıldım. Kuzenim Murat Keleş’ ile de orada girişte karşılaştık. Daha tek bir kelime söylemeden hakkımızda gözaltı kararı verildi." dedi.
Keleş, savcılıkta babası hakkında sorular sorulduğunu ve rüşvet alıp almadığına ilişkin sorulara ise herhangi bir rüşvet alıp vermediğini, rüşvetle bir işinin olmadığını anlattığını kaydetti. İfadesinde kendisine tek bir örgüt sorusu sorulmadığını vurgulayan Keleş, "İddianame beni 'Örgüt yöneticisini denetleyen örgüt üyesi' olarak tarif ediyor. Ben örgüt ne, yöneticisi ne, üyesi ne bilmiyorum. Örgütün var olması için en temel unsurun hiyerarşi olduğunu söylüyorlar. O zaman savcılığın buradaki iddiasında çok açık bir mantık hatası var." şeklinde konuştu. Babasının kayıtları inceleme yetkisi varken kendisine ihtiyaç duyulmasının mantıksız olduğunu savundu.