Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin aldığı bir karar, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı'na getirilmesiyle yargıda tartışmaları alevlendirdi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'nin BAM kararına yaptığı itirazı, 'hukuk mahkemelerinin icrasında yetkisi bulunmadığı' gerekçesiyle reddetti. Bu durum, hukuki krizi daha da derinleştirdi.
Kararın ardından siyasette ve hukuk camiasında, YSK'nin Kılıçdaroğlu'na mazbata verip vermeyeceği sorusu gündeme geldi. Hukukçular, bu konuda farklı görüşler belirtti. Bazı hukukçulara göre, seçilmemiş bir kişiye mazbata verilmesi mümkün değil.
Avukat Bülent Yücetürk, YSK'nin Kılıçdaroğlu'na mazbata veremeyeceğini ifade etti. Yücetürk, mahkemenin seçilmemiş bir kişiyi atamak yerine bir çağrı heyeti oluşturup seçime gidilmesi yönünde karar vermesi gerektiğini belirtti. YSK'nin bu süreçte sorumluluk almaktan kaçındığını savundu.
Yargıtay Onursal Daire Başkanı Hamdi Yaver Aktan ise YSK'nin seçim hukukun en üst merci olduğunu vurguladı. Aktan, YSK'nin kendi seçimlerinde mazbata verebileceğini ancak mahkeme kararlarında bu yetkisinin bulunmadığını söyledi. Mevcut durumda bir hukuki kriz yaşandığını ve mahkeme kararının 2020 kurultayını baz aldığını belirtti.
Anayasa hukukçusu Şule Özsoy Boyunsuz, mevcut durumda Özgür Özel'e verilen mazbatanın geçerliliğini koruduğunu dile getirdi. Boyunsuz, kimin CHP Genel Başkanı olduğunun YSK'ye sorulması gerektiğini ifade etti. YSK'nin Özel'e verilen mazbatayı iptal etmediğini ancak mahkemeye göre CHP'nin kurultaylarını yapamadığı ve fesih edilmiş sayılabileceği durumunu açıkladı. Boyunsuz, Yargıtay'ın görevsizlik kararı vererek bu tartışmaları sonlandırması gerektiğini belirtti.