Üst düzey bir ABD'li yetkili, ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptına ilişkin detayları paylaştı. Yetkili, mutabakatın ABD adına Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından elektronik olarak imzalandığını belirtti.
ABD'li yetkili, mutabakatın müzakerelerin ve ilişkilerin gelecekteki seyrine dair bir çerçeve sunduğunu ifade etti. İran'ın nükleer programları, nükleer silah üretmediğinin doğrulanması ve bölgedeki radikalizm ile terörizme finansman sağlamaması konularında işbirliği yapma istekliliğinin, dünya ekonomisine olumlu yansıyacağını vurguladı.
Mutabakatın detaylarının 24 ila 48 saat içinde kamuoyuyla paylaşılacağı kaydedildi. Bu detayların açıklanmasıyla birlikte mutabakatın daha iyi anlaşılacağı öngörülüyor. Mutabakatın imzalanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açılacağı ve ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılacağı bildirildi. Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin normalleşmesinin birkaç hafta sürebileceği, ancak her geçen gün artış beklenildiği ifade edildi.
İran'ın taahhütlerini yerine getirmesi durumunda 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlarının kademeli olarak serbest bırakılacağı açıklandı. Yetkili, şu anda güven inşası aşamasında olunduğunu belirterek, dondurulmuş fonları serbest bırakmaya ve yaptırımları kaldırmaya hazır olduklarını, ancak İran'ın da taahhütlerini yerine getirmeye istekli olduğunu gösteren adımlar atması gerektiğini söyledi. Bu sürecin performansa bağlı olacağı değerlendirildi.
Körfez ülkelerinin de ABD-İran mutabakatına bağlı olduğu ve İran'ın dondurulmuş fonları konusunda Washington ile birlikte hareket edeceği düşünülüyor. Bu anlaşmanın, eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan anlaşmadan daha iyi olduğu savunuldu. Yetkili, İran'ın bu fonları terörizmi finanse etmek ve bölgede istikrarsızlığı artırmak için kullanması halinde, fonlara erişim izni verilmeyeceğini veya fonların serbest bırakılmayacağını belirtti.
Öte yandan yetkili, mutabakatta İsrail'in Lübnan'dan geri çekilmesine dair bir madde olmadığını söyledi. Anlaşmanın bir ateşkes olduğunu ve tek taraflı olmayacağını belirten yetkili, Hizbullah'ın İsrail'e saldırı düzenlemesi halinde İsrail'in buna karşılık verme hakkı olduğunu değerlendirdi.