Lösemi ve benzeri hematolojik hastalıkların tedavisinde kök hücre nakli kritik bir yöntem olarak öne çıkarken, uygun donör bulunması hastalar için hayati önem taşımaktadır. Ancak, kök hücre bağışının ağrılı, riskli ve zahmetli bir işlem olduğuna dair toplumsal yanlış kanılar, potansiyel gönüllülerin bağışçı olma kararını olumsuz etkilemektedir. Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği (BİNSENDER) Başkanı Çiğdem Kuzucu, derneğin Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz ve Hematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, kök hücre bağışı ve lösemi tedavisi hakkında açıklamalarda bulundu.
'Yanlış Bilgileri Ortadan Kaldırmak Amaçlanıyor'
BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu, lösemi ve kök hücre bağışı konusundaki yaygın yanlış bilgileri, korkuları ve önyargıları gidermek amacıyla “Bir Silgi Bir Umut” projesini hayata geçirdiklerini belirtti. Kuzucu, projenin sahadaki gözlemlerden yola çıkarak hazırlandığını ve lösemi ile hematolojik hastalıklar hakkında doğru bilginin yayılmasının önemini vurguladı. “Bir Silgi Bir Umut” projesiyle yanlış bilgilerin yerine doğruları, korkunun yerine cesareti ve ilgisizliğin yerine dayanışmayı yerleştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Kuzucu, özellikle yetişkin hastaların görünürlüğünü artırmayı ve kök hücre bağışında bilinçli gönüllülüğü teşvik etmeyi amaçladıklarını söyledi.
Toplam Bağışçı Sayısı 1 Milyon 231 Bini Aştı
Kuzucu, kök hücre bağışçısı adayı olmanın sadece kayıtla sınırlı olmadığını, kişinin uzun vadeli bir gönüllülük sorumluluğu üstlendiğini vurguladı. TÜRKÖK'teki bağışçı havuzuna ilişkin verileri paylaşan Kuzucu, Haziran 2026 itibarıyla aktif bağışçı sayısının 1 milyon 231 bini geçtiğini bildirdi. Bugüne dek 36 bin 905 hasta-bağışçı eşleşmesi yapıldığını ve 8 bin 500 kişiden kök hücre alındığını açıkladı. Bağışçı adaylarının sisteme kayıt sonrası aylar veya yıllar içinde doku uyumu bulunan bir hasta için aranabileceğini belirten Kuzucu, eşleşme durumunda yeniden doğrulama testleri ve sağlık kontrollerinin gerçekleştirildiğini ifade etti. Kuzucu, hastanın nakil hazırlıklarına başlamasının ardından bağıştan vazgeçilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, “Gönüllülüğün başında doğru bilgiyle ve bu sorumluluğun farkında olarak karar verilmesini çok önemsiyoruz” dedi.
'Kök Hücre Bağışı Omurilikten Yapılmıyor'
BİNSENDER Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz, kök hücre bağışına dair en sık rastlanan yanlışlardan birinin işlemin omurilikten yapıldığı yönündeki düşünce olduğunu dile getirdi. “Kök hücre bağışının mutlaka omurilikten, çok ağrılı veya ciddi riskler taşıyan bir işlemle yapıldığına dair yanlış bir algı var” diyen Tekgündüz, kök hücrelerin çoğunlukla periferik kandan toplandığını belirtti. Bazı durumlarda kemik iliğinden kök hücre toplama yönteminin tercih edilebildiğini söyleyen Tekgündüz, kullanılacak yöntemin hastanın ve bağışçının tıbbi durumuna göre belirlendiğini ve bağışçının güvenliğinin süreçte öncelikli olduğunu vurguladı. Tekgündüz, yanlış ve eksik bilgilerin insanların bağışçı olmaktan çekinmesine neden olabildiğini belirterek, adayların tereddütlerini eşleşme sonrasına bırakmadan sağlık çalışanlarına sormasının önemini vurguladı. “Kök hücre bağışında verilen küçük bir karar, başka bir insan için yaşamla ölüm arasındaki farkı belirleyebilir” diyen Tekgündüz, bağışçıların sağlık durumlarındaki veya kararlarındaki değişiklikleri zamanında bildirmeleri gerektiğini söyledi.
'Umutsuz Bir Tablo Görülmüyor'
Hematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, löseminin sadece çocuklarda görüldüğü algısının da yanlış olduğunu ifade etti. Löseminin erişkinlerde ve ileri yaşlarda da görülebildiğini belirten Sarı, hastalığın otomatik olarak umutsuz bir tablo anlamına gelmediğini vurguladı. Son yıllarda tedavi seçeneklerinde önemli gelişmeler kaydedildiğini belirten Sarı, hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, hücresel tedaviler ve kök hücre nakli alanındaki ilerlemeler sayesinde geçmişte tedavisi zor olan bazı lösemi türlerinde başarı elde edildiğini söyledi. Uzmanlar, kök hücre bağışı konusunda kulaktan dolma bilgilere itibar edilmemesi, doğru kaynaklardan bilgi edinilmesi ve uygun kişilerin bilinçli bir şekilde gönüllü olması çağrısında bulundu. Zira bir bağışçı adayı için küçük bir karar, kök hücre nakli bekleyen bir hasta için hayati bir anlam taşıyabilmektedir.