Yapay zeka (AI) şirketleri, geliştirdikleri araçların insan emeğinin yerini alabileceğine dair geniş kapsamlı iddialarda bulunuyor. Mevcut süreçte bazı iş kollarının tamamen otomatize edilmesi, bazılarının ise yapay zeka ile desteklenerek kapasitesinin artırılması bekleniyor. Dünya çapındaki büyük şirketlerin yönetimleri, iş gücü maliyetlerini düşürme potansiyeli nedeniyle bu teknolojilere büyük yatırımlar yapıyor.
Yatırımcılar, yeni personel alımı yerine belirli görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış "AI Agent" olarak adlandırılan sanal çalışanların kullanımını sorgulamaya başladı. Nobel ödüllü ekonomistler, yapay zekanın yaşam standartlarını yükseltmesi ve kitlesel iş kaybına yol açmaması için acil önlem alınması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Londra merkezli işletmeler ise yapay zekanın iş piyasasını değiştirmesiyle birlikte gerekli becerilere sahip çalışan bulmakta zorlandıklarını ifade etti.
Veriler, yapay zeka modellerinin yeteneklerinin hızla geliştiğini gösteriyor. Üç yıl önce sadece saniyeler süren basit görevleri yapabilen büyük dil modelleri (LLM), günümüzde bir saat sürebilecek karmaşık görevleri yerine getirebiliyor. Özellikle yazılım geliştirme, finansal analiz, temel hukuk süreçleri ve yaratıcı endüstrilerdeki giriş seviyesi pozisyonlar bu değişimden doğrudan etkileniyor. Stanford University tarafından yapılan bir analiz, ChatGPT'nin yaygınlaşmasından bu yana finans ve yazılım gibi yapay zekaya açık sektörlerde 22-25 yaş arası genç istihdamında %12,8'e varan bir düşüş gözlemlendiğini ortaya koydu.
Yapay zeka kullanımının ölçüsü olan "token" miktarı 2026 yılında olağanüstü bir artış gösterdi. Şirketler, verimliliği artırmak amacıyla gelişmiş modelleri kullanırken, otonom görevler yürüten ajanlar nedeniyle çok yüksek maliyetlerle karşılaşıyor. Bazı şirketlerin bu maliyetler sebebiyle model kullanımını kısıtlamaya başlaması, otomasyonun ekonomik sınırlarına dair yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Ayrıca, Batılı şirketlerin maliyetleri düşürmek amacıyla Çin menşeli daha ucuz yapay zeka modellerine yönelmesi de dikkat çeken bir eğilim olarak kaydediliyor.