Ünlü Avustralyalı şarkıcı Natalie Imbruglia, yeni albümü 'Algorithm'un hazırlık sürecinde sürekli hareket halinde olması gerektiğini belirtti. Melodileri yakalamak için daireler çizerek yürüdüğünü ifade eden Imbruglia, sabit bir yerde otururken yaratıcılığının kısıtlandığını söyledi.
Talking Heads ve Grace Jones'dan ilham alan Imbruglia'nın yedinci stüdyo albümü 'Algorithm', parıltılı yüzeylerinin altında derin duygusal karmaşıklıklar barındırıyor. 51 yaşındaki sanatçı, 'Who Dimmed The Lights' adlı şarkısında menopozun ilk evresi olan perimenopoz döneminde ruh sağlığının nasıl 'çözüldüğünü' anlatıyor.
Imbruglia, perimenopozun sadece hormonlarla ilgili olmadığını, beyin fonksiyonlarını da etkilediğini vurguladı. Östrojen seviyelerindeki dalgalanmaların mekansal farkındalığı olumsuz etkilediğini belirten şarkıcı, bu dönemde daha sık kapılara çarptığını ve beyin sisi yaşadığını dile getirdi. Bu durumun, orta yaşta teşhis konulan DEHB'sini de tetiklediğini ekledi.
Sahne korkusuyla hayatı boyunca mücadele ettiğini belirten Imbruglia, perimenopozun bu durumu daha da kötüleştirdiğini ifade etti. Seslere karşı hassasiyetinin arttığını, normal konuşmaların bile kendisine bağırılıyormuş gibi geldiğini ve soruları işlemekte zorlandığını anlattı. Bu davranışlarının ekibi için 'kabus' haline geldiğini kabul eden sanatçı, bir keresinde hala mı yoksa maden suyu mu istediği sorusuna, "Bu bir soru ve şu an soru cevaplayamam," şeklinde yanıt verdiğini anlattı.
Bu zorlu deneyimler, Imbruglia'ya ilham verdi ve 'Upside Down' adlı yeni bir şarkı ortaya çıkardı. Şarkıcı, perimenopozun yeterince anlaşılmadığını ve birçok kadının doktorlar tarafından HRT tedavisi için reddedildiğini belirterek hayal kırıklığını dile getirdi. Annesinin de benzer zorluklar yaşadığını ancak o dönemde bu konuların konuşulmadığını hatırlattı.
Sydney'de çocukken sahne sanatlarına ilgi duyan Imbruglia, gençlik yıllarında yerel reklamlarda rol aldı ve alışveriş merkezlerinde Noel şarkıları söyledi. Ancak 15-16 yaşlarından sonra bu tür etkinliklerden uzaklaştı ve ailesiyle ilişkileri zorlaştı. Müziğin her zaman onun sığınağı olduğunu belirtti.
1992 yılında henüz şöhret olmadan önce bir INXS konserinde çekilmiş bir fotoğrafı, Imbruglia'nın sahneye çıkma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Fotoğrafta, 15 yaşındaki Imbruglia'nın Michael Hutchence'ı hayranlıkla izlerkenki ifadesi dikkat çekiyor. Şarkıcı, o anı, "Orada nasıl olabilirim diye onu inceliyordum," sözleriyle anlattı.
1997 yılında 'Left of the Middle' adlı ilk albümüyle büyük başarı yakalayan Imbruglia, 90'lı yılların en çok satan albümlerinden birine imza attı.