Güney Amerika ülkesi Venezuela'da 24 Haziran tarihinde meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki art arda sarsıntılar sonrası bölgedeki arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor. Yaşanan felaket sonucunda şu ana kadar 1 bin 450 can kaybı yaşandığı, 3 bin 150'den fazla kişinin ise yaralandığı bildirildi. On binlerce kişinin kayıp olduğu tahmin edilen bölgede, yıkıcı etkisi olan 6,5 büyüklüğüne varabilecek artçı sarsıntıların yaşanabileceği öngörülüyor.
Sismolojik Veriler ve İkiz Deprem Mekanizması
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaşanan sarsıntıların Karayip ve Güney Amerika tektonik plakalarının sınırında gerçekleşen, son 100 yılın en büyük depremlerinden biri olduğunu belirtti. Sarsıntıların sismolojik açıdan "ikiz deprem" olarak tanımlandığını ifade eden Sözbilir, depremlerin doğu-batı doğrultulu sağ yanal atımlı faylanma mekanizmasıyla geliştiğini kaydetti.
Deprem sırasında plakalar arasında en az üç metrelik bir yer değiştirme gerçekleştiğini dile getiren Sözbilir, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu durumda ilk sarsıntıda taşıyıcı sistemleri zayıflayan yapılar, henüz 40 saniye dolmadan meydana gelen ikinci depremde tamamen göçmüş olmalıdır. Bu durumun can kaybını ve fiziksel hasarı dramatik bir şekilde artıracağı öngörülmektedir. İkinci ana şokun 7,5 büyüklüğüne kadar çıkması nedeniyle, yakın gelecekte yıkıcı deprem niteliğindeki 6,5 büyüklüğüne varan artçı şokların olması beklenebilir."
Türkiye'deki Benzer Sarsıntılar ve Risk Analizi
Sözbilir, benzer bir sismik hareketliliğin Türkiye'de de geçmişte yaşandığına dikkat çekti. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerin de ikiz deprem niteliğinde olduğunu hatırlatan Sözbilir, son örneğin ise 2025 yılında Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde yaşandığını belirtti.
10 Ağustos ve 27 Ekim 2025 tarihlerinde Sındırgı'da gerçekleşen 6,1 büyüklüğündeki sarsıntıların da ikiz deprem kategorisinde olduğunu vurgulayan Sözbilir, Türkiye genelindeki fay segmentlerinin hangilerinin bu tür sismik olaylara sebebiyet verebileceğinin tespit edilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.