Küresel piyasalarda yüksek tahvil faizleri, güçlü dolar endeksi ve faiz artırımı beklentileri altın fiyatları üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Ancak yatırım devlerinden State Street Global Advisors, uzun vadeli projeksiyonlarında sarı metal için iyimser görüşlerini koruduklarını bildirdi.
Şirket tarafından yayımlanan son Monthly Gold Monitor raporunda, merkez bankalarının stratejik alımları ve Asya kaynaklı fiziksel talebin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Ayrıca, küresel ölçekte artış gösteren borç yükünün, altın fiyatlarını önümüzdeki süreçte yeni rekor seviyelere taşıyabileceği öngörülüyor.
Piyasa Dinamikleri ve Risk Faktörleri
State Street stratejistleri tarafından yapılan değerlendirmede, altının 2024-2025 dönemine kıyasla daha dalgalı bir seyir izleyebileceği ifade edildi. Bununla birlikte, pandemi sonrası gelişen yapısal dinamiklerin uzun vadeli yükseliş döngüsünü desteklemeye devam edeceği belirtildi. Haziran ayında spot altın fiyatlarında yaklaşık yüzde 11,7 oranında bir gerileme yaşanırken, aynı dönemde gümüşün yüzde 22,2 ve Bitcoin'in yüzde 20,4 değer kaybettiği kaydedildi.
Raporda, ABD'de işlem gören altın ETF'lerinden yaklaşık 5,3 milyar dolarlık bir çıkış yaşandığına dikkat çekildi. Buna rağmen, risk düzeltilmiş performans açısından altının diğer varlık gruplarına oranla daha dirençli bir duruş sergilediği vurgulandı.
Küresel Borç Stoku ve Fiziksel Talep
2026 yılının ilk yarısında küresel borç stokunun 353 trilyon dolar ile tarihi bir zirveye ulaşacağı öngörülüyor. Kamu borçlarının toplam borç içindeki payının rekor seviyelere yaklaşması, yatırımcıların güvenli liman arayışını tetikleyebilir. Artan borç yükü ve enflasyon riskinin, altını parasal korunma aracı olarak daha cazip kıldığı ifade edildi.
Son olarak, Çinli bireysel yatırımcıların fiziksel altın talebinin güçlü seyrini sürdürdüğü belirtildi. İran krizi sonrası Çin'in altın ithalat hızının arttığı ve arz-talep dengesinin sıkılaştığı raporun diğer önemli bulguları arasında yer aldı.