Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan düzenleme ile ayaktan tedavi ve diş hekimi muayenesi katılım paylarında artışa gidildi. Yeni düzenleme kapsamında devlet hastanelerinde muayene ücretleri yüzde 93 oranında artırılarak 26 TL’den 50 TL’ye yükseltildi. Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde ise artış oranı yüzde 246 olarak gerçekleşti ve ücretler 26 TL’den 90 TL’ye çıktı. Özel hastanelerde uygulanan muayene ücretleri ise yüzde 67 artışla 60 TL’den 100 TL’ye çıkarıldı.
Eczacılar Muayene Ücreti Tahsilatına İtiraz Ediyor
Düzenlemeye ilişkin görüşlerini bildiren Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. N.S., muayene ücretlerinin eczanelerden tahsil edilmesinin yarattığı sorunlara dikkat çekti. Türkiye'deki ruhsatlı ilaçların yaklaşık üçte birinin fiyatının 100 TL olan muayene katılım payının altında kaldığını belirten N.S., hastaların muayene ücretini ödedikten sonra ilaç bulmakta zorlandığını ifade etti. Eczanelerin birer muayene tahsilat veznesi gibi kullanıldığını savunan N.S., bu uygulamanın eczacıları hasta ile karşı karşıya getirdiğini dile getirdi.
Zam Oranları Yüzde 285'e Ulaştı
Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS) Genel Başkanı Dr. A.M.H., yapılan artışların boyutlarını rakamlarla ortaya koydu. 2023 yılında devlet hastanelerinde 6 TL olan katılım payının bugün 50 TL'ye yükseldiğini hatırlatan A.M.H., bazı kalemlerde zam oranlarının yüzde 285 seviyesine ulaştığını belirtti. Bu durumun toplumun geniş kesimlerini ekonomik olarak zorladığını ve sağlık hizmetlerine erişimi güçleştirdiğini vurguladı.
Sağlık Sisteminde İş Yükü ve Erişim Sorunları
Düzenlemenin sağlık sistemi üzerindeki olası etkilerine değinen Dr. A.M.H., üç temel risk üzerinde durdu. İlk olarak, yüksek artışların vatandaşların fakirleşmesine ve sağlığa erişimin zorlaşmasına yol açacağını belirtti. İkinci olarak, aile sağlığı merkezlerinden sevk edilen hastalara tanınan indirimlerin uygulamadaki durumunu sorguladı. Son olarak, aile sağlığı merkezlerindeki hekimlerin iş yükünün artacağını, bunun da koruyucu sağlık hizmetlerinin aksamasına ve sağlık çalışanlarında tükenmişliğe neden olabileceğini ifade etti.