7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi nedeniyle alınan olağanüstü güvenlik önlemleri, gösteri ve eylemleri fiilen kısıtladı. Başkentte uygulanan sıkıyönetim benzeri tedbirler, yasaklara rağmen çeşitli illerde NATO karşıtı eylemlerin gerçekleştirilmesine engel olamadı.
“Adalet İçin Hukukçular” tarafından hazırlanan “7-8 Temmuz NATO Zirvesi Hak İhlalleri Raporu”, zirve süresince yaşanan gözaltı, tutuklama ve temel hak ihlallerini detaylandırdı. Raporda, zirve öncesinde özellikle Ankara'da alınan güvenlik tedbirlerinin normal sınırları aştığı belirtildi. Valilik kararıyla 13 gün süreyle her türlü eylem türünün yasaklandığı Ankara'nın yanı sıra Eskişehir, Karabük, Adana ve Konya'da 10 gün, Elazığ'da ise 14 gün süreyle benzer yasak kararları alındığı hatırlatıldı. Bu kararların, olası protestoları engellemenin ötesinde demokratik hak kullanımını da bütünüyle ortadan kaldırdığı değerlendirmesi yapıldı.
Rapora göre, operasyonlar ve eylemlere müdahaleler sonucunda Türkiye genelinde en az 668 kişi gözaltına alındı ve 179 kişi tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 23 Haziran'da yapılan operasyonda 225 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilenlerden 179'u tutuklanırken, 34 kişi hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi, 6 kişi ise serbest bırakıldı. Bu dosyanın, zirve sürecindeki en kapsamlı operasyonlardan biri olduğu vurgulandı.
Ayrıca, 5 Temmuz'da Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Samsun ve Çanakkale'de gerçekleştirilen protestolarda 150'den fazla kişi gözaltına alındı. Aynı gün birçok kentte yapılan ev baskınlarında ise aralarında öğrencilerin, avukatların ve siyasi parti temsilcilerinin bulunduğu 39 kişi gözaltına alındı. İzmir'de yürütülen bir soruşturmada 61 kişi, Ankara'da 7 Temmuz'daki protestolarda 74 kişi ve İstanbul Beyoğlu'nda düzenlenen eylemde 12 kişi gözaltına alındı. Beyoğlu'nda gözaltına alınanlara ters kelepçe uygulandığı ve bazı gözaltılarda kötü muamele iddialarının kayıt altına alındığı belirtildi.
Raporda, güvenlik gerekçesiyle getirilen yasakların toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını fiilen ortadan kaldırdığı, kent merkezlerinin bariyerlerle kapatıldığı ve birçok kişinin eylem alanlarına ulaşamadan gözaltına alındığı kaydedildi. Avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde yaşanan zorluklar, gözaltı süreçlerinde hukuki yardım hakkının etkin kullandırılmaması ve ters kelepçe uygulamaları da hak ihlali örnekleri arasında gösterildi. Seyahat özgürlüğünün de sınırlandığı, Esenboğa Havalimanı çevresinde hava trafiğine kısıtlamalar getirildiği, ana arterlerin ulaşıma kapatıldığı ve motokuryelerin belirli güzergâhlara girişinin yasaklandığı belirtildi. Bu uygulamaların günlük yaşamı ve çalışma hayatını da etkilediği ifade edildi.
Sendikal haklara ilişkin değerlendirmelerde ise DİSK/Enerji-Sen'in toplu iş sözleşmesi sürecine ilişkin yetki tespit başvurularının idari izinler gerekçe gösterilerek ertelendiği ve bunun örgütlenme özgürlüğü açısından hak ihlali niteliği taşıdığı savunuldu. Raporun sonuç bölümünde, alınan güvenlik tedbirlerinin ölçülülük ilkesini aştığı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, seyahat özgürlüğü, adil yargılanma ve savunma hakkı gibi temel hakların ihlal edildiği vurgulandı.