Küresel pay piyasaları, geçtiğimiz haftayı jeopolitik riskler ve ticaret politikalarındaki değişimlerin etkisiyle karışık bir seyirde tamamladı. Önümüzdeki süreçte piyasaların odağına, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere büyük merkez bankalarının para politikası kararları yer aldı.
Ortadoğu'da artan jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri üzerindeki endişeleri tetiklemeye devam ediyor. ABD-İran arasındaki tansiyonun enerji arz güzergahlarına yayılma riski nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı, 21 Mayıs tarihinden bu yana ilk kez 100 dolar seviyesini test etti. Analistler, olası askeri operasyonların küresel ticaret akışlarını ve gıda tedarik zincirlerini baskılayabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Artan enerji maliyetlerinin enflasyonist etkileri, merkez bankalarına yönelik şahin beklentileri güçlendirdi. Fed'in yıl sonuna kadar iki faiz artışı yapabileceğine dair tahminler piyasalarda yoğunlaşmış durumda. Mevcut beklentilere göre, Fed'in bu ayki toplantıda faizleri sabit bırakması, ancak yılın ilerleyen dönemlerinde kademeli artışlara gitmesi öngörülüyor. Fed Başkanı Warsh tarafından yapılacak açıklamalar ve ileriye dönük mesajlar yakından izleniyor.
ABD tarafında ise ticaret politikaları gündemdeki yerini koruyor. Donald Trump yönetimi, 301. Bölüm kapsamında yürütülen soruşturmalar neticesinde 60 ticaret ortağına ek gümrük vergileri uygulanacağını duyurdu. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin teknoloji şirketlerine yönelik uygulamaları gerekçe gösterilerek AB'ye karşı da benzer bir sürecin başlatılabileceği belirtildi. Bu gelişmelerin ardından ABD tahvil faizlerinde yükseliş gözlemlenirken, Dolar endeksi haftayı yükselişle kapattı.