Genç yönetmen K.P.'ın imzasını taşıyan korku-gerilim türündeki Arka Odalar (Backrooms) filmi izleyiciyle buluştu. İnternet fenomeni haline gelen bir kısa film serisinden uyarlanan yapım, özgün atmosferi ve rahatsız edici mekan tasarımlarıyla dikkat çekiyor.
K.P., kendi geliştirdiği özel efekt tekniklerini kullanarak oluşturduğu rahatsız edici ve boğucu mekanlarla kısa sürede büyük bir izleyici kitlesine ulaştı. 1990'larda 'Async' adlı bir şirketin bu 'Arka Odalar' konseptini başlattığı ve bir dizi kaybolma olayına yol açtığı varsayımı üzerine kurulan film, izleyicileri ofisler ve geçiş mekanları arasında yer alan, sarı duvarlarla çevrili rahatsız edici bir dünyaya sürüklüyor.
Parsons, 20 yaşında A24 Stüdyosu'nun en genç yönetmeni olarak tarihe geçti. 17 yaşından beri üzerinde çalıştığı bu proje, internette yayılan korku hikayelerinin (creepypasta) uzun metrajlı sinema uyarlamaları trendinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Daha önce 'Çıkış 8' ve 'Iron Lung' gibi creepypastaların da sinemaya uyarlandığı biliniyor.
Filmde, işinden memnun olmayan ve mutsuz bir hayat süren mobilya dükkânı sahibi Clark'ın (C.E.) hikayesi anlatılıyor. Clark, dükkanının bodrumunda keşfettiği bir kapı aracılığıyla başka bir boyuta geçer. Bu paralel evrende karşılaştığı labirent benzeri mekanları keşfetmeye başlar. Clark'ın terapisti Dr. Mary (R.R.) ise hastasından haber alamayınca onu bulmak için aynı geçitten geçer ve ikili arka odalarda buluşur.
Yönetmen Parsons, filmin çekim sürecinde yaklaşık 2.800 metrekarelik bir sette çalıştıklarını ve doğru sarı tonunu bulmak için 50 farklı duvar kağıdı denediklerini belirtti. Filmin, karakterlerin yalnızlıkları üzerinden anlatıldığını ve belirli anlarda birden fazla karakterin bir arada bulunmasının nadir olduğunu ekledi. Parsons, labirent metaforuyla S.K.'in 1980 yapımı 'The Shining' filmine gönderme yapıyor. Nesnel kamera kullanımı, yapım ve ses tasarımlarının başarılı olduğu belirtilen film, video oyunu meraklılarının da ilgisini çekebilecek unsurlar barındırıyor.