Siirt'in Baykan ilçesinde 17 Ekim 2024'te kaybolan M.A. ile ilgili soruşturmada kan donduran bir iddia ortaya atıldı. Kardeşinin katıldığı bir televizyon programı sonrası başlatılan resen soruşturma kapsamında, Akyel'in cesedinin aileye ait bir tandırda yakılmış olabileceği öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, M.A.'in HTS kayıtlarında kaybolduğu gün eski eşi ve ailesiyle aynı bölgede sinyal verdiği belirlendi. Telefonunun daha sonra bir daha sinyal vermediği tespit edildi. Bu gelişmelerin ardından eski eşi İ.G., kayınbiraderi H.G. ve kayınpederi İ.G., 'kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklandı.
Yaklaşık 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelin katılımıyla yapılan arama çalışmalarında dijital veriler, HTS ve PTS kayıtları, tanık ifadeleri ile şüpheli beyanları incelendi. Tanık beyanlarında, olay gecesi sabaha kadar yakıldığı iddia edilen tandırda Akyel'in bedeninin yok edilmiş olabileceği belirtildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, soruşturma sürecini ve 5 şüpheli hakkında 'töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından iddianame düzenlendiğini duyurdu. Bakan Gürlek, çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.
M.A.'in ablası H.P., kardeşinin mezarının bulunmasını talep ederek, sürecin hızlandırılmasını istedi. Pilgir, eski eşi İ.G.'ün canlı yayında, 'Mekiye'yi öyle bir yok ettim ki, ölüler sana cevap veremez' şeklindeki ifadelerine dikkat çekerek, bu durumun açıklığa kavuşturulmasını beklediklerini belirtti. Tandırın sabaha kadar yanması gibi şüphe uyandıran durumların olduğunu ve bu konuda ellerindeki video kayıtlarını yetkililerle paylaşacaklarını söyledi.
Ailenin avukatı G.B. ise hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti. Bilbay, dosyadaki HTS kayıtları, baz istasyonu verileri, tanık beyanları ve şüphelinin önceki tehditleri doğrultusunda iddianamenin hazırlandığını belirtti. Ortada henüz bir ceset olmaması nedeniyle tereddütleri olduğunu ancak sanıkların en ağır cezayı alması için mücadele edeceklerini kaydetti. Bilbay, Adalet Bakanlığı'nın çalışmaları ve Gülistan Doku davası gibi bu dosyayla da yakından ilgilenilmesinin aileye umut verdiğini sözlerine ekledi.