BRICS topluluğu, son genişlemesiyle 11 üyeli bir yapıya ulaşmıştır. Bu yıl Hindistan'ın ev sahipliği yapacağı 18. BRICS zirvesi öncesinde, organizasyonun markasını koruyarak yeni üyeleri de kapsayacak bir slogan belirlenmiştir: "Dayanıklılık, Yenilik, İşbirliği ve Sürdürülebilirlik İçin İnşa". Bu slogan, aynı zamanda örgüte yeni katılan Mısır, Etiyopya, Endonezya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin benimseyebileceği hedeflere işaret etmektedir.
Massachussetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bünyesindeki BRICS Lab direktörü Mihaela Papa, bu sloganı, "BRICS kısaltmasını, ülke isimleri yerine ortak bir misyonu temsil edecek şekilde yeniden yorumlamanın zarif bir yolu" olarak değerlendirmiştir. Yale Üniversitesi'nden Güney Asya Çalışmaları uzmanı Sushant Singh'e göre ise, bu geniş kapsamlı slogan, ev sahibi Hindistan'ın BRICS'i tarafsız tutma isteğini yansıtmaktadır. Singh, "Hindistan ne Rusya'yı ne de Çin'i gücendirmek istemiyor. Ancak Hindistan'ın son dönemde daha çok ABD'ye yöneldiği bir gerçektir" şeklinde konuştu.
Bu yılki zirvenin ev sahipliği, Hindistan'ın jeopolitik statüsüne ek bir ağırlık katmaktadır. Geçen yılki Brezilya zirvesine 11 devlet başkanından altısı katılmamışken, bu yıl Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi önemli isimlerin katılımı beklenmektedir. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da zirveye iştirak edecektir. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) lideri Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın temsilci göndermesi öngörülürken, İran'ın rakibi Suudi Arabistan'ın da temsilci göndermesi beklenmektedir. Suudi Arabistan'ın BRICS üyelik statüsü belirsizliğini korusa da, mevcut resmi materyallerde üye olarak listelenmektedir.
BRICS uzmanı Papa, "Çin'in üst düzey liderliğinin katılımı çok önemlidir" ifadesini kullanmıştır. Papa ayrıca, bölgesel rakipler İran ve BAE liderlerinin birlikte çalışabildiklerinin gösterilmesinin, BRICS'in "istikrar gücü" imajını pekiştireceğini düşünmektedir. Geçmişte BRICS'e üyeliği gündeme gelen ve geçen yılki zirveye katılan Türkiye'nin bu yılki zirveye temsilci gönderip göndermeyeceği ise henüz belirsizliğini korumaktadır. Şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmamıştır.
Hindistan için zirve, BRICS toplantısının yanı sıra getireceği ikili görüşmeler açısından da önem taşımaktadır. Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi zirve öncesinde bir araya gelmiştir. Zirve ayrıca, Çin-Hindistan ilişkilerindeki gerginliğin sürdüğü bir dönemde, Şi ile Modi'ye yüz yüze görüşme fırsatı sunacaktır.
Sushant Singh, BRICS'in son dönemde benimseyen göründüğü "Batı karşıtı" yönelimin Yeni Delhi'yi rahatsız ettiğini belirtmektedir. Hindistan'ın ABD ile savunma ve Batı ile ticaret ilişkilerine verdiği öneme dikkat çeken Singh, "Hindistan'ın BRICS anlayışı, daha çok ticaret ilişkilerini geliştirmeye yöneliktir. Yani, Batı'yı karşımıza almadan bize fayda sağlayacak şeyler yapabilir miyiz?" şeklinde bir değerlendirme yapmıştır. İronik bir şekilde, Hindistan'ın taraf tutmayan konumunun bloğu bir arada tutan güç olabileceği de değerlendirilmektedir. Mihaela Papa, "Hindistan, rakip kamplar arasında önemli jeopolitik ağırlığı ve ilişkileri olduğu için önemli bir köprü konumundadır. Bu yaklaşımın BRICS'i açık blok siyasetinden çok, pratik işbirliğine odaklı tutması muhtemeldir" demektedir.
BRICS, 18. yaşına yaklaşırken olgunlaşması beklenen bir birlik konumundadır. Ancak blok, son yıllarda amacına dair şüpheler nedeniyle tutarlılık konusunda kendini savunmak zorunda kalmaktadır. Demografik açıdan bakıldığında, BRICS'in temsil ettiği ölçek tartışmasızdır; dünya nüfusunun neredeyse yarısını ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 40'ını kapsamaktadır. Papa, "İdeolojik olarak BRICS, Brezilya'daki son zirvedeki konumunu koruyor. Jeopolitik gerilimlerden kaçınmaya çalışırken pratik, işlevsel işbirliğine odaklanıyor" demiştir. Papa ayrıca, Suudi Arabistan'ı da dahil edersek grubun beşten 11 üyeye genişlemesinin çeşitli konularda uzlaşmayı zorlaştırdığını eklemiştir. Üyeler arasında demokrasilerden otokrasilere kadar farklı yönetim biçimleri bulunmaktadır.