Türkiye'de meydana gelen deprem ve diğer afetler sonrasında yürütülen yardım, tahliye ve yeniden yapılanma çalışmaları gündemde önemli bir yer tutarken, engelli bireylerin özel ihtiyaçları sıklıkla göz ardı ediliyor. Bu durum, 2025 yılında Scientific Reports dergisinde yayımlanan "Disability Inclusive Disaster Resilience in Türkiye" başlıklı araştırmayla da belgelendi.
Araştırma sonuçlarına göre, engelli bireyler afet öncesi hazırlıklar, tahliye süreçleri, geçici barınma imkanları ve sağlık hizmetlerine erişim konularında ciddi zorluklarla karşılaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Çevre ve Sağlık Komisyonu üyesi Dr. Mustafa Vatansever, afet süreçlerinde engelli bireylerin gereksinimlerinin yeterince dikkate alınmadığını belirtti. Vatansever, Türkiye'nin yaşadığı büyük afetlerin engelli bireyler üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğine vurgu yaparak, "Engelli bireyler, afet durumlarında daha savunmasız durumda kalabilmekte ve mevcut planlar bu grupların özel gereksinimlerini yeterince dikkate almamaktadır" dedi.
2023 depremlerinin yaşandığı bölgede kayıtlı toplam 2 milyon 511 bin 950 engelli birey bulunduğu, bunların 775 bin 12'sinin ise ağır engelli olduğu bilgisi paylaşıldı. Bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı 66 engelli ve yaşlı bakım merkezinde 5 bin 252 kişinin hizmet aldığı belirtildi. Vatansever, bu verilere dayanarak, engelli olmasına rağmen ihmal edilen kişi sayısının oldukça fazla olduğunu ifade etti. Afetlere hazırlık sürecinin, engelli bireylerin öncelikle tespit edilmesiyle başlaması gerektiğini ve bu konuda yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü sözlerine ekledi.
Afet veya acil durum anında başarılı bir tahliyenin, engelli bireyler açısından hayati önem taşıdığına dikkat çeken Vatansever, "Zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarının her biri kendi içinde ayrı önemli olsa da afet veya acil durum anındaki başarılı bir tahliye, engelli bireyler açısından en yaşamsal konulardan birini oluşturmaktadır" diye konuştu. Engelli olmayan bireyler için acil çıkışların ve sığınma alanlarının yerini bilmenin yeterli olabileceğini, ancak engelli bireylerin bu alanlara nasıl ve hangi donanımla ulaşacaklarını bilmeleri gerektiğini vurguladı.