Küresel risk iştahındaki artış ve sanayi metallerindeki yapısal arz açığı, bakır fiyatlarını jeopolitik belirsizliklerin ötesine taşıdı. Bakır, Pazartesi günü yüzde 0,5 değer kazanarak Ocak ayı sonundaki zirvesine yakın bir seviyeye ulaştı. Fiyatlar, 13 bin 600 dolar seviyeleriyle gün içi en yüksek seviyeyi gördü.
Analistler, bakırın artık Orta Doğu'daki gelişmelerden bağımsız, kendine özgü bir fiyat trendi oluşturduğunu belirtiyor. Çin'deki bakır stoklarının hızla azalması ve hurda metal arzındaki kısıtlamalar, fiziki piyasada fiyat baskısı yaratıyor. Çin'in Nisan ayı ihracat verilerindeki yıllık bazda yüzde 14'lük artış, özellikle temiz teknoloji ürünlerine olan küresel talebin canlılığını teyit etti.
Hafta sonu ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik diplomatik teklifleri sertçe reddetmesi, normalde güvenli limanlara yönelimi tetikleyebilirdi. Ancak piyasalar farklı bir tepki verdi. Bakır ve çinko gibi metaller, Asya hisse senedi piyasalarındaki yükselişe eşlik ederek yatırımcıların bölgesel savaş riskini düşük gördüğüne işaret etti.
Citigroup stratejistleri, Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapalı kalması senaryosunda bile bakırın enerji dönüşümü ve savunma sanayi talebi nedeniyle dirençli kalacağını öngörüyor.