Birleşik Arap Emirlikleri'nin tek nükleer enerji tesisi olan Barakah Nükleer Güç Santrali, Pazar günü insansız hava aracı saldırısıyla hedef alındı. Saldırı sonucunda tesisin çevre hattında yangın çıktı. Yaralanma veya radyasyon sızıntısı bildirilmedi. Bu olay, İran ile varılan ateşkes sürecinde bölgesel risklerin arttığını gösterdi. Saldırıyı üstlenen olmadı.
Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, Suudi Arabistan sınırından giriş yapan üç İHA'dan ikisinin hava savunma sistemlerince engellendiğini açıkladı. Güney Kore ortaklığıyla 20 milyar dolara inşa edilen ve 2020'de faaliyete geçen santral, ülkenin enerji ihtiyacının %25'ini karşılıyor. Nükleer düzenleyici kurum, yangının tesis güvenliğini etkilemediğini ve tüm ünitelerin normal işleyişine devam ettiğini duyurdu.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, saldırının bir elektrik jeneratöründe yangına neden olduğunu ve bir reaktörün acil durum dizel jeneratörleriyle beslendiğini belirtti. Grossi, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı ile telefonla görüşerek endişelerini dile getirdi. İran Dışişleri Bakanı da Güney Koreli mevkidaşı ile görüştü. Dört reaktörlü tesis, bölgedeki savaş süresince ilk kez doğrudan hedef alındı.
Birleşik Arap Emirlikleri yönetimi olayı provokasyon amaçlı terör saldırısı olarak nitelendirdi. Bölgede gerilim artarken, ABD donanmasının ablukası altındaki Hürmüz Boğazı çevresindeki hareketlilikler takip ediliyor. ABD Başkanı, İsrail Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesi sonrası İran'a yönelik hızlı hareket etme uyarısında bulundu. İran devlet televizyonunda ise yayıncıların kamuoyunu olası bir savaşa hazırlamaya çalıştığı görüldü. İsrail ile Lübnan'daki Hizbullah arasındaki çatışmaların da yoğunlaştığı bildirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri, nükleer programında ABD ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme konusunda 123 Anlaşması'nı imzalamıştı. Bu model, İran'ın uranyumu silah düzeyine yakın oranlarda zenginleştiren programından farklılık gösteriyor. İsrail'in bölgede nükleer silaha sahip tek güç olduğu tahmin ediliyor. Son yıllarda nükleer tesislere yönelik saldırılar arttı. Küresel enerji koridorlarındaki jeopolitik riskler, Orta Doğu kaynaklı enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri artırarak enerji kontratlarında yukarı yönlü fiyat baskısı oluşturuyor.