Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, belediye başkanlarının korku duvarlarını yıkıp işlerine odaklanması gerektiğini belirtti. Seçer, CHP'nin iktidara gelmesinde belediye başkanlarının kilit rol oynayacağını ifade etti.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı olarak görev yapan Seçer, kamu kurumlarının belediyelerle ilişkisinde ayrımcılık yapıldığını savundu. Cumhur İttifakı'na mensup belediyelere farklı, diğer belediyelere ise farklı muamele gösterildiğini söyledi. Muhalefet partili belediyelerin en basit işlemlerinde dahi gecikmeler yaşandığını, bunun hem adaletsizlik hem de vatandaş mağduriyeti yarattığını vurguladı.
Seçer, belediye başkanlarının taleplerinin siyasi beklentiler olmadığını, hizmet kalitesini artırmaya yönelik olduğunu dile getirdi. Normal bürokratik işlemlerde bile sonuç alınamadığını, imzaların çıkmadığını belirtti.
Başka partilerden seçilen belediye başkanlarının AKP'ye geçişlerinde siyasi ahlak meselesinin ön plana çıktığını belirten Seçer, Siyasi Ahlak Yasası'nın çıkarılmasını ve parti değiştirmenin kolay olmamasını savundu. Belediye başkanlarının aldıkları desteklerin siyasi parti çatısı altında seçimlere girmelerinden kaynaklandığını, bu nedenle parti değiştirmelerinin doğru olmadığını ifade etti. Seçer, son süreçte belediyelere ve belediye başkanlarına yönelik sistematik bir saldırı olduğunu da sözlerine ekledi.
Belediye başkanlarının toplumsal dayanışma çerçevesindeki olağan temaslarının dahi suç şüphesiyle yorumlanabildiğini anlatan Seçer, başkanların görevlerini tedirginlikle yaptıklarını söyledi. Baskı veya tehdit hisseden bazı başkanların iktidar partisine geçebileceğini belirtti.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın partilerinden ayrılarak AKP'ye geçişleri hakkında yorum yapmaktan kaçınan Seçer, kişisel durumları bilmeden değerlendirme yapmanın doğru olmayacağını ifade etti. Ancak bu tür geçişleri genel olarak doğru bulmadığını vurguladı.
Seçer, siyasetçilerin başka bir partiye geçmesinin travmatik bir durum olduğunu belirterek, tehdit olsa dahi siyaseten yanlış içinde olunmaması gerektiğini söyledi. Kendisinin de siyasi ailesine borçlu olduğunu, bu nedenle bu tür kararları yanlış bulduğunu ekledi.
Aday belirleme kriterlerinin gözden geçirilmesi gerektiği sorusuna Seçer, her yönetimin anlayışının farklı olduğunu söyledi. 2024 seçimlerinde aday belirleme sürecinin başarılı olduğunu belirtti. Önemli olanın hataları minimize etmek olduğunu vurgulayan Seçer, belediye başkanlığının doğrudan bütçe ve parayla ilgili olması nedeniyle büyük bir sorumluluk taşıdığını dile getirdi.
Seçer, adayların sadece seçim kazanmaya değil, aynı zamanda iyi bir belediye başkanlığı yapmaya yönelik belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Seçimi kazanmak için değer yargılarının yok sayılmaması gerektiğini belirtti. Kendi partisi için aday belirlemede büyük hatalar yaptığını söyleyemeyeceğini ekledi.
2019'dan itibaren CHP belediyeciliğinin konuşulmaya başlandığını hatırlatan Seçer, bu dönemdeki başarılı belediyecilik uygulamalarının kamuoyunda geniş yer bulduğunu söyledi. Belediye hizmetlerinin iktidar uygulamalarıyla neredeyse eşdeğer biçimde yansıdığını belirtti.