Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu'daki gerilimin artması ve kritik ticaret yollarının kapanması nedeniyle büyük bir tedarik kriziyle karşı karşıya bulunuyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması ve enerji altyapısına yönelik saldırıları, bölgedeki günlük yaklaşık 14 milyon varillik petrol arzının kesintiye uğramasına neden oldu.
Reuters'ın aktardığı bilgilere göre, ham petrol arzının yeniden sağlanabileceği ancak rafine ürünlerde yılın geri kalanındaki açığın kapatılmasının zor olacağı belirtiliyor. Sektördeki rafinerilerin alımlarını ertelediği, ancak fiziksel varillere ihtiyaç duyulduğunda piyasada ürün bulunamaması durumunda asıl krizin yaşanacağı ifade ediliyor. Çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması sonrası varil başına 126 dolara kadar çıkan petrol fiyatları, 95 dolar seviyelerine gerilese de kriz öncesine göre yüzde 30'un üzerinde yüksek seyrediyor.
Vitol yöneticisi Benjamin Baker, küresel stokların eritildiğine dikkat çekerek, stok çekişlerinin sonsuza kadar süremeyeceğini vurguladı. Çin'in ithalat kısıntısını sürdüremeyeceğini belirten Baker, bu varillere yeniden ihtiyaç duyulduğunda fiyatların artacağını söyledi. Mevcut 90 dolar seviyelerinde küresel bir talep yıkımının gerçekleşmesinin pek olası görünmediğini de ekledi.
Baker, petrol fiyatlarının 110 dolar civarında olduğu dönemde günlük 4 ila 5 milyon varillik talep kaybı yaşandığını, bunun ağırlıklı olarak Asya ve Afrika pazarlarında görüldüğünü belirtti. Avrupa ve ABD'de etkilerin daha gecikmeli hissedildiğini, ABD'deki talep düşüşünün sınırlı kaldığını sözlerine ekledi. ABD'nin iç piyasasını korumak adına ihracat yasağı getirme ihtimalinin düşük olduğunu, zira bunun küresel fiyatları etkileyerek ABD iç piyasasını da vuracağını dile getirdi.