Sivas'ta kene tutunması sonucu rahatsızlanan 55 yaşındaki R.D.'in hayatını kaybetmesiyle, kentteki can kaybı sayısı üçe yükseldi. Havaların ısınmasıyla birlikte Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan kenelerin yayılma tehlikesi yeniden arttı.
KKKA hastalığının belirtileri arasında yüksek ateş, şiddetli halsizlik, kas ve eklem ağrıları ile mide bulantısı yer alıyor. Virüs, taşıyıcı kenelerin insanları ısırmasıyla bulaşıyor. Uzmanlar, kene sayısındaki artışın temel nedenlerinden birinin iklim değişikliği olduğunu belirtiyor.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Önder Ergönül, kene popülasyonunda gözle görülür bir artış olduğunu ifade etti. Ergönül, her kene ısırığının KKKA'ya yol açmayacağını ve her hastanın hayatını kaybetmeyeceğini vurguladı. Türkiye'de hastalığın ölüm oranının yaklaşık yüzde 5 civarında seyrettiğini, Avrupa ülkelerinde ise bu oranın daha yüksek olabildiğini aktardı.
Hastalığın en riskli görüldüğü iller arasında Sivas, Tokat, Yozgat, Çorum ve Kastamonu bulunuyor. Prof. Dr. Ergönül, Karadeniz'in iç kesimleri ile Ankara'nın doğu bölgelerinde de dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Ülkenin batı kesimlerinde hastalığın görülmesinin sürpriz olacağını ekledi.
Vücutta kene tespit edildiğinde yapılması gerekenler konusunda Ergönül, kenelerin en kısa sürede çıkarılması gerektiğini söyledi. Eğitimli kişiler tarafından pens veya cımbız yardımıyla, kenelerin gövdesine dokunmadan, deriye en yakın noktadan tutularak çıkarılabileceğini belirtti. Kenenin gövdesine basılmasının, virüsün vücuda enjekte edilmesi gibi bir etki yaratabileceği uyarısında bulundu. Her kene ısırığında hastalığa yakalanma ihtimalinin düşük olduğunu, ancak salgın bölgelerinde bu ihtimalin arttığını sözlerine ekledi.
Uzmanlar, kene ısırığı sonrası halsizlik, ateş ve grip benzeri belirtiler görüldüğünde derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini önemle vurguluyor.