İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ile ABD arasındaki diplomatik temaslarda önemli gelişmeler yaşandığını bildirdi. Başkent Tahran'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Bekayi, görüşülen konuların büyük kısmında ilerleme kaydedildiğini ancak bunun kısa sürede kesin bir anlaşma imzalanacağı anlamına gelmediğini belirtti.
Bekayi, ABD'li yetkililerin açıklamalarındaki sık değişikliklerin müzakere sürecini karmaşık hale getirdiğini ifade etti. Taraflar arasında bazı konularda görüş ayrılıklarının devam ettiğini kaydeden Bekayi, "Görüşülen konuların büyük bir kısmında sonuca ulaştığımızı söyleyebiliriz" dedi. Ancak Washington yönetiminin olası bir anlaşmaya bağlı kalacağına dair net bir güvence bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Basın toplantısında Hürmüz Boğazı konusuna da değinildi. Bekayi, ABD ile yapılan görüşmelerde Hürmüz Boğazı konusunun doğrudan ele alınmadığını söyledi. İran'ın bölgedeki deniz geçişlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla farklı ülkelerle temas halinde olduğunu belirten Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alma gibi bir hedeflerinin bulunmadığını ifade etti. Seyir güvenliği ve hizmetlerin sürdürülebilirliği için alınan ücretlerin "geçiş ücreti" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
İranlı sözcü, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için yürütülen diplomatik girişimlere ilişkin de açıklamalarda bulundu. Bekayi, "İran, bölge ve komşu ülkelerin gerilimin azaltılması yönündeki çabalarını memnuniyetle karşılıyor. Türkiye bu yönde etkili ve değerli çabalar gösterdi" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik temaslardaki rolü açısından dikkat çekici bulundu.
İran ile ABD arasındaki müzakereler, özellikle enerji piyasaları ve petrol fiyatları açısından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, taraflar arasında sağlanabilecek olası bir uzlaşının Orta Doğu'daki jeopolitik riskleri azaltabileceğini ve küresel piyasalarda etkili sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen enerji taşımacılığı nedeniyle bölgedeki gelişmelerin dünya ekonomisi açısından kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.