İran, ABD'nin Hürmüz Boğazı yakınlarında gerçekleştirdiği hava saldırılarının, Nisan ayında başlayan kırılgan ateşkesi ihlal ettiğini bildirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin son 48 saat içinde ülkeye yönelik başlattığı yeni hava saldırılarıyla ateşkesi 'ağır bir şekilde' ihlal ettiğini belirtti. ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) ise Pazartesi günü güney İran'da, İran'a ait füze mevzileri ve mayın döşemeye çalışan teknelerin hedef alındığını, bunun 'meşru müdafaa' kapsamında yapıldığını açıkladı.
Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan Hürmüzgan bölgesindeki ABD'nin 'saldırgan ve gerekçesiz eylemlerinin' sonuçlarından ABD'yi sorumlu tuttuklarını ifade eden İran, bu bölgenin, dünya enerji fiyatlarında ani yükselişe neden olan ve İran tarafından kapatılan kritik bir su yolu olduğunu vurguladı. Saldırıların, çatışmayı sona erdirmeye yönelik müzakereler üzerindeki etkisinin belirsiz olduğu kaydedildi.
İran'dan yapılan açıklamada, "İslam Cumhuriyeti İran, şüphesiz hiçbir kötülüğe cevapsız kalmayacak ve İran ulusunu savunmaktan çekinmeyecektir." denildi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müzakerelerden bir anlaşmanın hala mümkün olduğunu ancak bunun birkaç gün sürebileceğini söyledi. Görüşmelerdeki engellerden birinin, Tahran'ın yurt dışındaki dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması talebi olduğu bildirildi.
Müzakerelere ağırlıklı olarak Pakistan aracılık ediyor. Ancak İranlı müzakereciler bu hafta Katar'da da görüşmelerde bulundu. Doha ziyaretine ilişkin bilgi sahibi bir yetkili, İran Merkez Bankası başkanının Pazartesi günkü görüşmelere katılarak dondurulmuş varlıkları ele aldığını, görüşmelerin öncelikli olarak İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokları ve Hürmüz Boğazı üzerine odaklandığını belirtti. İran, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği hayati önem taşıyan bu deniz yolunu, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta çatışmayı başlatmasından bu yana fiilen kapatmış durumda.
ABD, İsrail ve birçok Batı ülkesi, İran'ı nükleer silah üretmek amacıyla uranyum zenginleştirmekle suçluyor. İran ise programının sadece barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor.