Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği, İran tarafından kontrol altına alındı. Tahran yönetimi, yalnızca kendi belirlediği kriterlere uyan ve özel onay verdiği gemilerin boğaz geçişine izin veriyor. Bu istisnai izinlere rağmen, bölgedeki gemilerin büyük çoğunluğu güvenlik endişeleri, askeri hareketlilik ve uluslararası sigorta sorunları nedeniyle hareket edemiyor.
Kriz, ekonomik etkilerinin yanı sıra insani bir boyut da taşıyor. Savaş riski nedeniyle bazı küresel nakliye firmalarının, bölgede mahsur kalan gemilerin ve mürettebatın sigortalarını tek taraflı olarak iptal ettiği iddia edildi. Sigortası iptal edilen büyük kargo gemileri ve tankerler, uluslararası denizcilik hukuku ve güvenlik protokolleri gereği çevre ülkelerdeki limanlara sığınamıyor. Yaklaşık 20 bin denizci, lojistik destek alamadan denizde beklemek zorunda kalıyor.
ABD ve İsrail'in askeri hamlelerine karşı İran'ın stratejik kozu olan Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'sini olumsuz etkiledi. Enerji arzı ve mahsur kalan denizcilerin durumuyla ilgili uluslararası alanda henüz somut bir çözüm bulunamadı.
Bu durum, 28 Şubat saldırıları sonrası bölgede yaşanan en büyük kriz olarak değerlendiriliyor. Denizcilik sektöründe yaşanan bu çöküş, farklı limanların bile gemileri kabul etmemesiyle daha da derinleşiyor.