Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe'de başkanlık ettiği Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Çorlu'da şehit düşen polis memurları ve Mersin Tarsus'ta hayatını kaybeden vatandaşlar için başsağlığı diledi.
Erdoğan, 28 Şubat'ta başlayan ve artçı sarsıntıları devam eden krizin küresel ekonomide belirsizlik yarattığını belirtti. Akaryakıt fiyatlarındaki dengesizliğin, enflasyonun yükselişinin ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini vurguladı. Bu durumun spekülasyona ve piyasa manipülasyonuna dayalı bir rant düzeni oluşturduğunu ifade etti.
Sıcak paraya hükmeden bir grup kapitalistin, küresel refahı tahrip eden boyutlarda servetlerine servet kattığını söyleyen Erdoğan, özellikle İran savaşıyla bu durumun tahammül sınırlarını aştığını dile getirdi. 40 farklı ülkeden oluşan Sumud Filosu'nun umut yolcularına yönelik İsrail'in eylemlerini 'korsanlık ve haydutluk' olarak nitelendirdi ve en sert şekilde lanetledi. İsrail'in hukuk tanımayan eylemlerine karşı uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Erdoğan, dünyayı etkisi altına alan şok dalgasının boyutlarının tam olarak kestirilemediğini belirterek, krizlerin ve çatışmaların arkasında huzursuzluk üzerinden menfaat sağlayan kişilerin büyük rolü olduğunu söyledi. Ülkede de benzer bir durumun yaşandığını, bazı kesimlerin karamsarlık aşılayarak siyasi ve maddi kazanç elde etmeye çalıştığını ifade etti. Muhalefeti, bölgeyi uçurumun kenarına getiren savaş sürecini istismar etmekle ve kriz fırsatçılığı yapmakla eleştirdi. İktidar yıpransın mantığıyla hareket edildiğini savundu.
Muhalefetin, hükümetin doğru dediğine yanlış diyerek siyaset kurumunun çözüm kapasitesini zayıflattığını belirten Erdoğan, bu durumun yıkıcı ve çirkin bir üslupla yapıldığını söyledi. Muhalefetin vazifesinin ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak, kışkırtmak, ekonomik tetikçilik yapmak olmadığını vurguladı. Yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit ve tahrik dozu yüksek söylemlere başvurmanın ucuz ve bayat bir siyaset olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin yarım asırdır süregelen terör prangasından kurtulmasıyla önünde yepyeni bir yol açılacağını ifade eden Erdoğan, ülkenin yeni başarılarla buluşma mücadelesinin kesintiye uğratılmasına izin vermeyeceklerini söyledi.
Demokrasilerde muhalefetin iktidar kadar sorumluluk sahibi olduğunu belirten Erdoğan, ülke ve milletin çıkarları söz konusu olduğunda sorumlu davranılması gerektiğini vurguladı. Bölgenin ateş çemberinden geçtiği, küresel sistemde yeni bir denklemin kurulduğu bu dönemde muhalefetin de yerli ve milli bir duruş sergilemesi gerektiğini söyledi. Kürsülerde söylenen sözlerin, verilen mesajların kime yaradığının iyi hesaplanması gerektiğini belirtti. Başka Türkiye olmadığını ve 86 milyonun tek vatanı olduğunu hatırlattı. 'Muhalefet ediyorum' bahanesiyle kimsenin istikrar ve güven ortamına zarar vermeye hakkı olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca sosyal medyada Gazze dramını anlatan videolarıyla tanınan 11 yaşındaki Gazzeli Ramazan Ebu Cezer ve ailesini de kabul etti. Erdoğan, Cezer ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.