ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Demokrat Kongre üyelerinin talebi üzerine İsrail'in nükleer programı hakkındaki soruları gizli bir toplantıda yanıtlamaya hazır olduklarını bildirdi. Geçtiğimiz ay 30 Demokrat Kongre üyesi, Rubio'ya yazdıkları mektupta, İsrail'in onlarca yıllık nükleer programının kamuoyuna açıklanmasını talep etmişti.
İsrail'in nükleer programının varlığı geniş çapta kabul görse de, ne İsrail ne de ABD bu durumu resmi olarak doğrulamadı. Demokrat Partili Kongre üyeleri, ardı ardına gelen ABD yönetimlerinin İsrail'in nükleer silah kapasitesi konusundaki gizliliği neden koruduğunu sorguladı. Bu durumun, Washington'ın başka hiçbir ülkeye göstermediği bir tavır olduğu vurgulandı.
Kongre üyesi Joaquin Castro'nun ısrarlı girişimleri sonucunda Rubio, soruları kamuoyu önünde yanıtlamayacağını ancak dünyanın büyük çoğunluğunun İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu değerlendirdiğini belirtti. Dışişleri Bakanlığı'nın bilgi vereceği, ancak bunun yalnızca gizli bir toplantıda gerçekleşeceği vurgulandı. Milletvekillerinin geçen ayki mektubunun, Washington'da İsrail'in nükleer programı konusundaki yarım yüzyılı aşkın süredir devam eden tabuyu yıkma girişimi olarak değerlendirildiği ifade edildi.
ABD, İsrail'in 1950'lere dayanan nükleer silah geliştirme faaliyetlerini hiçbir zaman resmi olarak kabul etmedi. Kongre üyeleri, ABD'li istihbarat yetkililerine İsrail'in nükleer silah kullanımı için belirlediği kırmızı çizgileri de sordu. Mart ayında Dimona'daki İsrail nükleer tesislerine yönelik İran'ın gerçekleştirdiği bir saldırı örnek gösterildi. Demokrat Partililer, İsrail'in nükleer kabiliyetlerinin boyutu ve doğasının, Amerikan güçlerinin bölgedeki nükleer denge uğruna verilen bir savaş için Ortadoğu'ya konuşlandırıldığı bir ortamda ABD'nin ulusal güvenliği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
İsrail, nükleer silahlara sahip olduğunu resmi olarak hiçbir zaman doğrulamadı ancak önemli bir cephaneliğe sahip olduğuna dair yaygın bir inanış bulunuyor. İsrail'in nükleer silahları konusundaki bilgiler, Ekim 1986'da İsrailli nükleer teknisyen M.V. tarafından İngiliz gazetesi Sunday Times'a sızdırılmıştı. M.V., İsrail'in beklenenden çok daha büyük ve gelişmiş bir nükleer silah programına sahip olduğuna dair ayrıntıları iletmişti. Bu olayın ardından M.V. İsrail'de 18 yıl hapis yattı ve 2004'te serbest bırakıldı.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü'ne (SIPRI) göre İsrail, cephaneliğini modernize etmeye devam ediyor. 2024'te İsrail'in, nükleer kabiliyetli balistik füzeleriyle ilişkili olabilecek bir füze tahrik sistemi testi gerçekleştirdiği ve Dimona'daki plütonyum üretim tesisini geliştirdiği belirtiliyor. İsrail, bölgesel rakiplerinin nükleer silah edinmesini engellemek amacıyla askeri müdahalelerde de bulundu. İran'a yönelik saldırılarının yanı sıra 1981'de Irak'taki bir nükleer reaktörü ve 2007'de Suriye'de nükleer olduğu düşünülen bir tesisi bombaladı.