Amerika Birleşik Devletleri, Pazartesi günü İran'ın güneyindeki füze sahalarına ve mayın döşemeye çalışan teknelere yönelik savunma amaçlı saldırılar düzenlediğini bildirdi. ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) tarafından yapılan açıklamada, saldırıların Amerikan askerlerini İran güçlerinin tehditlerinden korumak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, saldırıların detaylarına yer verilmezken, hedefler arasında füze fırlatma sahaları ve mayın döşemeye çalışan teknelerin bulunduğu kaydedildi.
Bu saldırılar, 8 Nisan'da başlayan ve kırılgan bir ateşkesi tehdit eder nitelikteydi. Eş zamanlı olarak, İran'ın üst düzey müzakerecileri ve dışişleri bakanı, savaşın sona erdirilmesine yönelik potansiyel bir anlaşma için Katar'ın başbakanı ile görüşmelerde bulunmak üzere Doha'ya ulaştı. Reuters'ın bir yetkiliye dayandırdığı habere göre, görüşmeler devam ediyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini ancak başarısız olması halinde yeni saldırılar olacağı uyarısında bulundu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bunun ya herkes için büyük bir anlaşma olacağını ya da hiç anlaşma olmayacağını belirtti.
Hindistan'da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Salı günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın bir şekilde açılması gerektiğini söyledi. Gazetecilere yaptığı açıklamalarda Rubio, yaşananların yasa dışı, sürdürülemez ve kabul edilemez olduğunu ifade etti. Rubio, İran ile yapılan anlaşmanın müzakere dilinin birkaç gün sürebileceğini ekledi.
Diğer gelişmeler arasında, Trump'ın, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun uluslararası bir nükleer kurumun denetimi altında ülke içinde imha edilebileceği yönündeki açıklaması dikkat çekti. Uzmanlar, bu açıklamanın Tahran'a yönelik önemli bir taviz anlamına gelebileceğini belirtti. Trump ayrıca, İran ile savaşın sona erdirilmesine yönelik herhangi bir anlaşmanın, bölgedeki bazı ülkelerin (Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün, Türkiye ve Pakistan) Abraham Anlaşmaları'nı imzalamasını gerektirmesi gerektiğini söyledi. ABD'nin Trump'ın ilk döneminde aracılık ettiği ve İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini amaçlayan bu anlaşmalar, bölgede yeni bir diplomatik gelişme potansiyeli taşıyor.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Lübnan'da Hizbullah'ı "ezme" yeminini yineleyerek, ABD-İran anlaşması umutlarına bir darbe daha vurdu. Tahran ise herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan'daki çatışmaları da kapsaması gerektiğini talep ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Tahran destekli militan grubun Lübnan'da İsrail'e karşı sürdürdüğü direnişi övdü.