Modern sanatın en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilen İngiliz sanatçı David Hockney, 88 yaşında hayatını kaybetti. Sanat dünyası, yedi onyılı aşkın süren üretken kariyeri boyunca geniş bir yelpazede, derinlikli ve yenilikçi eserlere imza atmış bir ustayı kaybetti.
Hockney'nin sanat anlayışı, doğduğu yer olan Yorkshire'ın manzaralarından, Los Angeles'ın güneşli yaşam tasvirlerine ve iPad ile yapılmış dost ve aile portrelerine kadar geniş bir çeşitlilik gösteriyordu. Renk ustası olarak bilinen sanatçı, eserlerinde günlük konuları ve çevresindeki manzaraları işlemiştir.
Sanatçı, çeşitli teknikleriyle övgü topladı ve kariyerinin ilerleyen yıllarında dijital sanatı da benimseyerek eserlerine entegre etti. Hockney, erken yaşlardan itibaren çizime büyük bir tutkuyla bağlıydı ve hayatı boyunca atölyesinde uzun saatler çalıştı. Kendine özgü vizyonu kısa sürede tanındı.
1960'lı yıllarda pop art ve soyut dışavurumculuk akımlarının etkili olduğu dönemde, Hockney kendine özgü bir yol çizerek sanatını icra etti. Los Angeles'a göç etmesi, 'A Bigger Splash' gibi en ünlü eserlerinden bazılarına ilham verdi. Ailesi ve arkadaşları da sıklıkla tablolarında yer aldı.
Sanatçı, eserlerini bazen devasa boyutlarda yarattı. Bunlardan biri, West Yorkshire'daki Woldgate'de bahar tasviridir. Hockney, ilhamını günlük sahnelerden aldı ve çevresinde gördüklerini resmetti. Yeni teknolojileri benimseyerek hem büyük hem de küçük ölçekli eserler üretti. Salgın sırasında yaratılan 'A Year In Normandy' adlı eseri de bu dönemdeki çalışmalarındandır.
Tüm eserleri büyük ölçekte olmasa da, en sevdiği ağaçların iPad çizimleri veya H.S.'ın samimi portresi gibi daha küçük ölçekli ve samimi işler yapmaktan da mutluluk duyuyordu. Hockney, 1990 yılında kendisine teklif edilen şövalyelik unvanını reddetmişti.