Kağıthane'de yaşanan ve kan donduran bir olayda, kayınvalidesi tarafından bıçaklanarak öldürülen damadın, boşanma aşamasındaki eşine gönderdiği tehdit mesajları ortaya çıktı. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, R.E.'in (33) eşi N.E.'ye (28) attığı mesajlarda, 'Karşına çıkıp vücudunu mermi ile dolduracağım' gibi ifadeler yer aldığı belirlendi.
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, R.E.'in eşine gönderdiği mesajlarda, 'Merak etme 114 gün ömrümüz kaldı', 'Her gün biraz daha ölüme yaklaşıyoruz', 'Gebereceksin sonra da ben öleceğim', 'Öleceğini bilmek korkutuyor mu', 'Senin kanını içeceğim', 'Kızının saçlarını tara bir gün keşke annem tarasaydı diyecek' gibi tehdit ve taciz içerikli cümleler bulunduğu tespit edildi.
N.E.'nin 5 yıllık evliliğinin son 2 yılında R.E.'in tehdit ve darbına maruz kaldığı belirtilen soruşturmada, N.E.'nin daha önce şikayette bulunduğu ve başsavcılık tarafından 2 ayrı soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Soruşturmalar sonucunda Eser hakkında uzaklaştırma kararı verildiği ve N.E.'nin annesi D.A.. ile yaşamaya başladığı dosyada yer aldı.
Olay günü, eşinin annesinin evine giden R.E.'in, görüntülü arayarak 'Geliyorum, seni de anneni de öldüreceğim' şeklinde tehditler savurduğu belirtildi. Eve gelen Eser'in, kapı açılır açılmaz silahını baldızı B.E.'ye doğrulttuğu ancak müdahale ile kimseye isabet ettiremediği kaydedildi. Eşinin bulunduğu yatak odasına yönelen Eser'in, eşine saldırmaya çalıştığı, kendisine engel olmak isteyen baldızı ve kayınvalidesini silah kabzasıyla darp ettiği aktarıldı.
Mutfağa kaçan N.E.'nin peşinden giden R.E.'in, genç kadını boynundan ağır yaraladığı öğrenildi. Kızının yaralandığını gören kayınvalide D.A..'nın, Eser'i durdurmak için tezgahtan aldığı bıçağı savurduğu ve Eser'in aldığı bıçak darbesiyle olay yerinde hayatını kaybettiği belirtildi.
Olayın ardından gözaltına alınan D.A.. ve B.E.. hakkında savcılık, D.A..'nın yaşı itibarıyla kızının öldürülmesini başka türlü engelleyemeyeceği ve eyleminin meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle 'konutu terk etmeme' şeklinde adli kontrol şartıyla mahkemeye sevk edildi. B.E..'nin de annesi ve kız kardeşine yönelik eylemleri durdurma zorunluluğuyla hareket ettiği değerlendirilerek adli kontrol tedbirlerinin yeterli ve ölçülü olduğu kaydedildi.