ODAŞ, 2'si halka açık olmak üzere toplam 21 bağlı ortaklığı, 10 tesisi ve 1.077 çalışanı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Şirketin çok sektörlü yapısı, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor.
Enerji üretiminde Çan2 Termik Santrali, yerli linyit kömürüyle çalışan özel sektör projelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Santral, 2025 yılında 1,6 milyon MWh üretim gerçekleştirdi. Özbekistan'daki doğal gaz santrali ise bölgenin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 35'ini karşılıyor.
ODAŞ COO'su C.D., enerji şirketlerinin artık yalnızca üretim yapan yapılar olmadığını belirtti. Demirayak, şirketin dönüşüm yaklaşımını, "Enerji, madencilik ve turizm alanlarında oluşturduğumuz çeşitlilik hem finansal hem de operasyonel verimliliğimizin temelini oluştururken, teknoloji yatırımlarımızı bir maliyet değil, rekabet gücümüzü artıran stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Veri üretmenin ötesine geçerek, bu veriyi anlamlandıran sistemler kurmaya odaklanıyoruz." sözleriyle özetledi.
Bu doğrultuda ODAŞ, bulut tabanlı altyapılar, IoT sistemleri ve yapay zekâ uygulamalarıyla operasyonlarını dijitalleştiriyor. Vodafone ile yürütülen dijitalleşme projesi kapsamında veri iletişim altyapısı, veri merkezleri ve bulut sistemleri yeniden yapılandırıldı. Saha operasyonlarında kullanılan yapay zekâ destekli araç takip sistemleri maden sahalarında verimliliği artırıyor.
Madencilik alanında şirket, stratejik metallerdeki üretimi ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla öne çıkıyor. Türkiye'nin tek dikey entegre antimuan trioksit üreticisi konumunda olan ODAŞ, 2016–2025 döneminde 5.000 tonun üzerinde antimuan trioksit üretti. Bu alan, batarya teknolojileri ve savunma sanayi açısından kritik öneme sahip.
Çan2 Termik Santrali'nde oluşan uçucu kül ve yan ürünlerin ekonomiye kazandırılmasıyla çevresel etki azaltılıyor ve katma değer yaratılıyor. 2020 yılından bu yana gerçekleştirilen ihracatla 14 milyon doların üzerinde gelir elde edildi.
Demirayak, ODAŞ'ın gelecek vizyonunu, "Yatırımlarımızı yalnızca finansal getiri açısından değil, çevresel ve toplumsal etkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Etki odaklı bir büyüme modelini benimsiyoruz. Önceliğimiz, dijitalleşmeyi tüm iş süreçlerimize yayarak daha şeffaf, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı kurmak. Yapay zekâ ve veri odaklı sistemlerin daha derin entegrasyonu ile hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada enerji dönüşümünün öncü oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz." sözleriyle ifade etti.