Küresel çapta yaşanan dijital dönüşüm, tarım sektöründe verimlilik artışını ve maliyet düşüşünü beraberinde getiriyor. Akıllı tarım teknolojileri, sensörler, uydu verileri ve veri analitiği gibi araçlarla tarımsal faaliyetlerin daha verimli yürütülmesini sağlıyor.
Bu teknolojiler sayesinde toprak analizi, bitki sağlığı takibi, akıllı sulama, gübre yönetimi ve zararlı/hastalık tespiti gibi işlemler kolaylaşıyor. Dijitalleşme, özellikle su kaynaklarının verimli kullanılması konusunda önemli bir farkındalık yaratıyor. Su arıtma ve filtrasyon sistemleri ile su tasarrufu sağlanırken, olası sorunlara hızlı teknik destek mümkün oluyor.
Geleneksel yöntemleri benimseyen çiftçilerin yanı sıra yenilikleri üretime dahil eden çiftçiler de dijitalleşmenin faydalarını deneyimliyor. Mahsulün sürekli izlenmesi sayesinde hastalık, böceklenme ve aşırı ilaç kullanımı gibi sorunlar erken tespit edilerek pestisit oranı düşürülebiliyor.
Artan dünya nüfusu ve gıda talebi, tarımsal üretimin artmasını zorunlu kılıyor. İklim krizi ise çevre dostu tarım anlayışını ön plana çıkarıyor. Bu noktada tarımdaki dijital dönüşüm, hem üretici hem de tüketici için sürdürülebilir bir gelecek sunuyor. Çukurova Üniversitesi Biyoteknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Bora Kaydan, sürdürülebilir yaşamın dünyayı bulunduğu gibi bırakma anlayışı olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Kaydan, 2025'e kadar 9 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için sürdürülebilir verim artışının zorunlu olduğunu vurguladı. Günümüz tarımının, sürdürülebilir gıda üretimini artırma ve çevresel etkileri yönetme gibi küresel zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Dijitalleşmenin, daha verimli ve dayanıklı sistemlere geçiş için önemli araçlar sunduğunu ifade eden Kaydan, dijital sistemlerin çiftçilere zararlı popülasyonlarını tahmin etme, gelişimini izleme, kaynakları optimize etme ve riskleri öngörme gibi konularda bilgi sağladığını belirtti.
Bu ileri teknolojilerle verimliliğin artacağını ve üretimde önemli bir maliyet kalemi olan böcek zararının azalacağını vurgulayan Kaydan, tarımda dijitalleşmenin bitki koruma ürünlerinin çevresel etkisini düşürdüğünü ve zararlılarla mücadelede sürdürülebilirliği desteklediğini dile getirdi.
Dijital Tuzak Desteği
Zararlılarla mücadelede dijital tuzakların önemine değinen Kaydan, bu sistemlerin kameralarla donatıldığını ve böcek popülasyonlarının günlük, sürekli ve doğru şekilde izlenmesine olanak tanıdığını açıkladı. Tuzak içindeki yüksek çözünürlüklü fotoğrafların yapay zeka ve makine öğrenmesi modelleriyle analiz edildiğini belirten Kaydan, hedef böcek türlerinin tanındığını, yakalanan birey sayısının otomatik sayıldığını ve gerçek zamanlı veri ile popülasyon eğilimlerinin takip edildiğini söyledi.
Dijital Feromon Tuzakları'nın zararlı popülasyonları hakkında gerçek zamanlı bilgi sağladığına dikkat çeken Kaydan, bu sistemlerin tarıma özgü zararlıların etkin yönetimini mümkün kıldığını, manuel kontrol ve bakım ihtiyacını azalttığını, uzaktan izleme imkanı sunduğunu ve üreticinin erken önlem almasını sağladığını kaydetti. Daha az tarla ziyareti ile daha etkili mücadele sunan bu tuzaklar, kimyasal kullanımını ve kalıntı seviyelerini düşürerek zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyor ve büyük ölçekli üreticilere önemli avantajlar sunuyor.