ABD basınında yer alan ve gizli bir CIA analizine dayandırılan bilgilere göre, İran'ın yoğun ekonomik baskılara ve ABD deniz ablukasına en az 3 ila 4 ay boyunca dayanabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtildi. Tahran'ın ciddi ekonomik zorluklarla karşılaşmadan önce kısa sürede çökmeyeceği, hatta bazı senaryolarda bu sürenin daha da uzayabileceği değerlendirmesi yapıldı.
CIA'nın yönetimle paylaştığı analiz, ABD'nin kamuoyuna yaptığı açıklamalardan daha temkinli bir tablo çizerek İran'ın hem ekonomik hem de askeri açıdan beklenenden daha dirençli olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, İran'ın füze kapasitesi de büyük ölçüde korunmuş durumda. Mobil füze rampalarının yaklaşık yüzde 75'inin hâlâ kullanılabilir olduğu, füze stoklarının ise yaklaşık yüzde 70'inin elde tutulduğu ifade edildi.
Yeraltı depolama tesislerinin önemli bir kısmının yeniden faaliyete geçirildiği, hasar gören bazı sistemlerin onarıldığı ve savaş sırasında yeni füze üretiminin sürdüğü aktarıldı. İran'ın ayrıca binlerce insansız hava aracını üretme ve kullanma kapasitesini koruduğu değerlendiriliyor. ABD'li yetkililer ise uygulanan deniz ablukası ve yaptırımların İran ekonomisine ciddi zarar verdiğini, ticaretin kısıtlandığını ve günlük yüz milyonlarca dolarlık kayıp yaşandığını öne sürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ekonomik ve askeri olarak ağır darbe aldığını savunarak füze kapasitesinin büyük bölümünün imha edildiğini iddia etmiş ve deniz ablukasını “başarılı ve etkili” olarak nitelendirmişti. Ancak haberde, İran'ın petrol ihracatını tamamen durdurulmasa da tankerlerde depolama ve alternatif kaçakçılık yolları gibi yöntemlerle sürdürmeye çalıştığı belirtildi. Hürmüz Boğazı üzerinden ticaretin büyük ölçüde aksadığı, ancak tamamen kapalı olmadığı da ifade edildi. ABD ve İsrail'in askeri baskısına rağmen İran'ın tamamen zayıflatılamadığı ve bunun savaşın stratejik sonuçlarına dair yeni tartışmalar yarattığı değerlendiriliyor.