🇺🇸 USD 45,43₺ ▲0.21%
🇪🇺 EUR 53,35₺ ▲0.14%
🥇 ALTIN 6.854₺ ▼0.16%
BTC 3,63M₺ ▼1.48%
14 Mayıs 2026, Perşembe |
Gündem

Çiftçi Vurgusu: Tarımın Geleceği ve Gıda Güvenliği İçin Kritik Rolü

14 Mayıs 2026, 08:25 Editör
Paylaş:
Çiftçi Vurgusu: Tarımın Geleceği ve Gıda Güvenliği İçin Kritik Rolü

Küresel gıda krizi endişeleriyle tarımsal üretimin önemi artarken, çiftçilerin kritik rolü vurgulanıyor. Uzmanlar, çiftçinin desteklenmesi, küçük üreticinin korunması ve kamucu politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Küresel gıda krizi endişeleri, tarımsal üretimin stratejik önemini artırıyor. Bu üretimin merkezinde ise çiftçiler yer alıyor. Muğla Planlama Ajansı (MUPA) Başkanı Tansu Özcan, tarımın gücünün toprakta değil, toprağı işleyen insanlarda olduğunu belirtti. Özcan, “Çiftçi varsa üretim vardır, üretim varsa hayat devam eder. Üreticinin güç kaybettiği bir tarım sistemi sürdürülebilirliğini koruyamaz” uyarısında bulundu.

Özcan, çiftçinin önemini ağacın köklerine benzeterek, iklim koşulları, kuraklık, artan maliyetler ve su baskısı gibi zorluklara rağmen üretmeye devam eden çiftçilerin büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. TÜİK verilerine göre tahıl üretiminde yüzde 12.3, meyve üretiminde yüzde 30.9 ve zeytin üretiminde yüzde 34.7'lik düşüşler yaşandığını hatırlattı. Özcan, çiftçiyi tarımın merkezine koyan, destekleyen, teknolojiye erişimi artıran ve gençleri kırsalda tutan politikaların önemine dikkat çekti.

Çukurova Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Burak Öztornacı da tarımın ulusal güvenlik ve toplumsal refahın omurgası olduğunu vurguladı. Modern gıda rejiminin tarımı ticari bir faaliyet olarak görme eğiliminde olduğunu belirten Öztornacı, “Kamucu yaklaşım sadece bir tercih değil, sürdürülebilir bir gelecek için zorunluluktur” dedi. Piyasa mekanizmalarının yetersiz kaldığını ve kamusal müdahalenin ekolojik dengeyi korumada merkezi rol oynaması gerektiğini savundu.

Öztornacı, gıda enflasyonunun en ağır bedelini çiftçilerin ödediğini tespit etti. Tarımın öznesi olan çiftçinin durumunun, kırsal yaşamın sürdürülebilirliği üzerinden de ele alınması gerektiğini belirtti. Artan yaş ortalaması ve genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasıyla ciddi bir kuşak krizi yaşandığını ifade eden Öztornacı, çiftçinin üretimden vazgeçmesinin yerel bilginin ve biyolojik çeşitliliğin yok olması anlamına geldiğini söyledi.

Mevcut sistemin riskleri çiftçinin omuzlarına yüklediğini ve üreticiyi borç sarmalına ittiğini belirten Öztornacı, kamucu bir yaklaşımın çiftçiyi ekosistemin koruyucusu ve gıda arzının garantörü olarak konumlandırması gerektiğini söyledi. Küçük üreticiyi korumanın, kooperatifleşmeyi teşvik etmenin ve devlet destekli üretim planlamasının zorunlu olduğunu vurguladı. Devletin piyasayı düzenleyici rolünü aktif hale getirerek çiftçinin emeğinin karşılığını hasat öncesinde öngörebildiği bir sistem inşa etmesi gerektiğini, bunun gelecek nesillerin sağlıklı gıdaya erişim hakkını güvence altına alacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!