Terörle mücadele kapsamında Irak'ın Sincar bölgesindeki gelişmeler, Ankara'nın yakın takibinde. PKK'nın önemli yapılanma alanlarından biri olarak görülen Sincar'da, örgütün uzantısı YBŞ unsurlarının Irak ordusuna entegrasyon süreci devam ediyor. Yaklaşık 4 bin kişilik YBŞ yapılanmasından 2 bin üyesinin Irak ordusuna katıldığı bildirildi.
CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, bölgedeki gelişmeleri ve Ankara'nın bu sürece yönelik değerlendirmelerini aktardı. Sincar, terör örgütü PKK'nın Irak'taki yapılanması açısından kritik bir öneme sahip. Kamuoyunda "İkinci Kandil" olarak da bilinen bölge, örgüt mensuplarının konuşlandığı ve Suriye ile geçişkenlik sağladığı bir alan olarak öne çıkıyor. Mahmur Kampı ile olan bağlantısı da bölgenin önemini artıran bir diğer faktör.
Irak merkezi yönetiminin, yasa dışı silahlı grupları devlet otoritesi altına alma ve silahsızlandırma çalışmaları kapsamında YBŞ unsurlarının Irak ordusuna entegrasyonu sürdürülüyor. Bu süreçle birlikte, örgüt unsurlarının kontrolündeki bölgelerin Irak merkezi yönetiminin denetimine geçmesi hedefleniyor. Sincar Dağı'na Irak bayrağının çekilmesi, sembolik olarak merkezi otoritenin bölgede güçlenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ankara, Sincar'daki gelişmeleri olumlu karşılamakla birlikte, sürecin Türkiye'nin terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması yönündeki beklentilerini tam olarak karşılayıp karşılamayacağını yakından izliyor. Entegre edilen unsurların Irak ordusu içinde ayrı bir yapı olarak varlıklarını sürdürmeyeceği ve bağımsız bir silahlı güç olarak hareket etme potansiyellerinin ortadan kaldırılacağı yönünde adımlar atıldığı belirtiliyor. Ancak bu uygulamanın etkinliği ve merkezi yönetimin otoritesinin ne ölçüde sağlanacağı yakından takip edilecek.
Öte yandan, Başika'daki Türk askeri varlığına ilişkin iddialara yönelik olarak, şu an için herhangi bir çekilme veya asker sayısında azaltma öngörülmediği belirtildi. Türk askerinin Başika'dan çekilmesi için Sincar ve Mahmur bölgelerinin terör unsurlarından tamamen arındırılması gerektiği ifade ediliyor. Bu süreçlerin tamamlanması, Başika'nın geleceği açısından da önem taşıyor.