63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, film gösterimlerinin yanı sıra sektöre yönelik güncel bilgilerin paylaşıldığı etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Festival kapsamında düzenlenen söyleşilerde, sinemada yeni teknolojiler ve yapay zekanın rolü ele alındı.
Festivaldeki etkinliklerden biri olan "Yönetmen- Görüntü Yönetmeni İlişkisi ve Sinemada Yeni Teknolojiler" başlıklı atölyede, görüntü yönetmeni Uğur İçbak ve yönetmen Gizem İbak konuşmacı olarak yer aldı. İki isim, yönetmen-görüntü yönetmeni işbirliğini, birlikte çektikleri "Eudaimonia" adlı kısa filmden örnekler vererek anlattı. Uğur İçbak, ön hazırlık ve projenin geliştirilme sürecindeki titizliğin önemini vurgularken, Gizem İbak ise hayal edilen sahneyi görüntü yönetmenine en iyi şekilde aktarabilme gerekliliğini dile getirdi. İçbak, tek planda kesintisiz çekim yaparken şov yapmaya değil, yönetmenin vizyonunu yakalamaya odaklandıklarını belirtti. İbak, bu tür zorlu çekim süreçlerinde korkular ve otosansürlerin devreye girebildiğini ifade etti.
Çekimlerde kullanılan yüksek teknoloji ekipmanlarının yurt dışından 'parasız' temin edildiğini aktaran İçbak, yapımcılara "Parasızlıktan korkmayın" tavsiyesinde bulundu. Gizem İbak, söz konusu sahnenin hayata geçmesi için yaklaşık 2-3 milyon lira civarında bir bütçe gerektiğini, stüdyo maliyetlerinin ve ekipman kiralarının yüksekliğini anlattı. İbak, bu süreci aşmak için birebir insanlarla görüşerek, hazırlıklarını ve storyboard'larını sunarak stüdyoları ikna ettiğini söyledi. Yapay zekanın henüz hayatımızda bu denli aktif olmadığı dönemde, manuel çalışmalarla ilerlediğini ve sonunda stüdyoların projeye portfolyolarına katkı sağlayacağı düşüncesiyle destek verdiğini belirtti. İbak, Türkiye'deki dayanışma kültürünün hala sürdüğünü vurgulayarak, Uğur İçbak ile olan iletişimini ve İçbak'ın kendisine verdiği desteği paylaştı. İçbak da, Gizem İbak'ın dersine iyi çalıştığını belirterek, kısa filmlerden bugüne kadar para talep etmediğini ve paranın ekibe harcanması gerektiğini ifade etti.
İbak, sinema öğrencilerine 'vazgeçmeme' çağrısı yaparak, projelerinin imkansız olduğunu söyleyenlere karşı mücadelelerini anlattı. Türkiye'de henüz 360 derece yol görüntüsünün yaygın olmadığını, ancak dünyada bunun mümkün olduğunu ve dakikasının bin dolar olduğunu belirtti. Los Angeles, Japonya ve Londra'daki şirketlere mail atarak görüntü temin etmeye çalıştığını ve başlangıçta komisyon hakkı talep edilmediğini söyledi. Filmi izleyen şirketlerin memnuniyetini dile getirerek, projenin birçok kez bırakılma noktasına gelmesine rağmen başarıyla tamamlandığını vurguladı. İbak, öğrencilerin filmlerini izlediğini ve bu yollardan geçtiğini bildiğini ifade etti.
Diğer bir panelde ise Dr. Ebru Yarkın ve senarist Eylem Canpolat, "Geleceğin Senaryosu" başlıklı bir sunumla senaryo yazımındaki yeni yaklaşımları değerlendirdi. Ebru Yarkın, yapay zekanın senaryo yazımındaki konumuna değinerek, geleceğin senaryosunu konuşurken teknoloji kadar insan kalabilmeyi, insan emeğini ve ahlakı da göz önünde bulundurmak gerektiğini belirtti. Yarkın, günümüzde meselenin sadece yapay zekayla üretmek değil, yapay zekaya rağmen insan kalabilmek olduğunu vurguladı.