🇺🇸 USD 49,72₺ ▼0.01%
🇪🇺 EUR 55,75₺ ▼0.01%
🥇 ALTIN 6.390₺ ▼1.29%
₿ BTC 4,01M₺ ▲0.46%
25 Ekim 2026, Pazar |
Dünya

Türkiye'nin de Dahil Olduğu 28 Ülke Çelik Ticaretinde Ortak Cephe Oluşturdu

Küresel çelik ticaretinde yeni bir dönem başlıyor. Türkiye'nin de üyesi olduğu Küresel Çelik Fazla Kapasite Forumu, ABD'nin Milwaukee kentinde aşırı üretime karşı koordineli mücadele için yeni bir çerçeve anlaşması kabul etti. "Milwaukee Çerçevesi" adı verilen düzenleme, damping ve sübvansiyon soruşturmalarını artırma, korunma önlemlerini devreye sokma gibi imkanlar tanıyor.

İmza: Manşet Ajans Dünya Servisi Yayın: 👁 2,313
Türkiye'nin de Dahil Olduğu 28 Ülke Çelik Ticaretinde Ortak Cephe Oluşturdu

Küresel çelik ticaretinde yeni bir dönem başlıyor. Türkiye'nin de üyesi olduğu Küresel Çelik Fazla Kapasite Forumu, ABD'nin Milwaukee kentinde yaptığı toplantıda, aşırı üretime karşı koordineli mücadele için yeni bir çerçeve anlaşması kabul etti. "Milwaukee Çerçevesi" olarak adlandırılan düzenleme, doğrudan tek bir ülkeye otomatik tarife uygulamıyor. Ancak, üye ülkelere damping ve sübvansiyon soruşturmalarını artırma, korunma önlemlerini devreye sokma, ithalatın gerçek menşeini daha sıkı takip etme ve kısıtlamaların üçüncü ülkeler üzerinden aşılmasına karşı ortak hareket etme imkanı tanıyor.

Yeni sistemin temelinde, küresel çelik piyasasındaki Çin kaynaklı kapasite ve ihracat baskısı yatıyor. Forum, altı kıtadan 28 üyeden oluşuyor ve Türkiye, ABD, Avrupa Birliği, İngiltere, Japonya, Güney Kore, Kanada, Brezilya ve Meksika gibi önemli ekonomileri barındırıyor. Bu durum, alınan kararın yalnızca ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin yeni bir aşaması olmadığını, aynı zamanda geniş bir üretici ve ithalatçı grubunun küresel çelik ticaretine yönelik ortak bir müdahale çerçevesi oluşturması açısından da büyük önem taşıdığını gösteriyor.

Küresel çelik sektöründeki hızla büyüyen üretim fazlası, bu adımın arkasındaki temel neden olarak öne çıkıyor. OECD verilerine göre, küresel çelikteki fazla kapasite 2024 yılında 601 milyon ton seviyesindeydi ve bu rakamın 2028'de 745 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bu durum, kullanılmayan veya talebin üzerinde kalan kapasitenin son on yılın en yüksek seviyelerinden birine çıkmasına neden olacak. OECD'nin hesaplamalarına göre, 2028'deki kapasite fazlası, forum üyelerinin mevcut toplam çelik üretimini 319 milyon ton aşacak.

Kapasite sorununda en dikkat çeken ülke Çin. Çin'de iç talebin, özellikle altyapı ve gayrimenkul sektörlerinde zayıflaması, üreticileri çeliği dış pazarlara yönlendirmeye itti. Çin'in çelik ihracatı 2025 yılında 131 milyon ton ile rekor seviyeye ulaşırken, bu miktar 2020'ye göre yüzde 153'lük bir artış anlamına geliyor. Çin, tek başına küresel kapasite-talep açığının yarısından fazlasını oluşturuyor ve ucuz ihracatın diğer ülkelerdeki üreticiler üzerindeki baskısı giderek artıyor.

Milwaukee Çerçevesi'nin önemli sonuçlarından biri, ticaret savunma araçlarının daha aktif kullanılması olacak. Ülkeler, gerektiğinde kendi inisiyatifleriyle damping ve sübvansiyon soruşturmaları başlatabilecek. Korunma önlemleri de seçenekler arasında yer alıyor. Bu durum, düşük fiyatlı ithalata karşı ek vergi veya kota benzeri önlemlerin daha sık gündeme gelmesinin önünü açabilir. Ancak uygulanacak tedbirlerin kapsamı, her ülkenin kendi mevzuatı ve uluslararası yükümlülüklerine göre belirlenecek.

Yeni çerçevenin dikkat çeken bölümlerinden biri de çeliğin gerçek kaynağının takibi. Ticaret önlemlerinden kaçınmak amacıyla bir ülkede üretilen çeliğin, başka bir ülkede sınırlı işlemden geçirildikten sonra farklı menşeyle ihraç edilmesi, uzun süredir sektörün tartıştığı bir sorun. Forum üyeleri, bu tür ticaret akışlarını ve aktarmaları daha yakından takip edecek. Çelik ürünlerinin yanı sıra, yüksek miktarda çelik içeren bazı nihai ürünlerin ticaretinin de izlenmesi planlanıyor.

OECD verileri, kapasite artışında devlet desteklerinin rolüne de işaret ediyor. 2024 yılında ortalama bir Çinli çelik şirketinin varlıklarına oranla aldığı sübvansiyonun, diğer ülkelerdeki üreticilerin aldığı desteğin yaklaşık 15 katına ulaştığı hesaplandı. Bu oran, bir önceki yıl yaklaşık 10 kattı. Forum, ekonomik olarak sürdürülebilir olmayan tesislerin devlet desteğiyle üretimde tutulmasının veya yeni kapasite yaratılmasının küresel arz fazlasını daha da büyüttüğünü savunuyor. Yeni çerçevede bu tür desteklerin azaltılması temel hedeflerden biri olarak yer alıyor.

Bu yeni dönem, Türkiye açısından hem fırsat hem de risk taşıyor. Çin'den dünya pazarlarına yönelen ucuz çeliğin daha güçlü ticaret engelleriyle karşılaşması, Türk üreticilerin özellikle Avrupa ve diğer ihracat pazarlarındaki fiyat rekabetini rahatlatabilir. Ancak korumacı önlemlerin hızla yayılması, ülkelerin yalnızca Çin'e değil, tüm ithalata yönelik daha sıkı menşe ve ticaret savunma uygulamalarına yönelmesine neden olabilir. Türkiye'nin forumun içinde bulunması, yeni kuralların şekillenmesinde söz sahibi olmasını sağlarken, Türk çelik ihracatçılarının menşe ve tedarik zinciri denetimlerine dikkat etmesini gerektirebilir.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Washington'ın çelikte tarifeler ve diğer ticaret önlemleriyle izlediği politikanın diğer ülkeler tarafından da uygulanabileceğini belirtti. Yeni çerçeve, ülkeleri tek tip tarife uygulamaya zorlamıyor. Ancak Milwaukee'de alınan karar, dünya çelik piyasasında aynı soruna karşı çok sayıda ülkenin eş zamanlı olarak daha sert önlemler geliştirebileceği yeni bir döneme işaret ediyor.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
49,7164₺ ▼0.01%
🇪🇺 EUR
55,7454₺ ▼0.01%
🇬🇧 GBP
66,4601₺ ▼0.16%

Hava Durumu

☁️
16.6°C
Bulutlu
Hissedilen
17°
Min/Max
14°/21°
Nem
91%

♈ Günün Burçları

25 Ekim 2026