Rus siyaset bilimci Dmitriy Suslov, ABD'nin Rusya'ya yönelik politikalarında olası bir değişimin, dizel yakıtına ilişkin anlaşmalardan anlaşılabileceğini belirtti. Suslov, bu tür anlaşmaların, özellikle Vladimir Putin'in başkanlığı döneminde Rusya'nın dış politikasında Washington'ın etkisinin bir göstergesi olabileceğini ifade etti.
Suslov, daha önce yaptığı açıklamalarda, Ukrayna'daki çatışmanın sona ermesi veya ateşkes sağlanması şartına bağlı olarak enerji ve liman ateşkesi gibi konuların gündeme gelebileceğini belirtmişti. 7 Nisan'a kadar bu yönde bir gelişme yaşanmaması durumunda, Rusya'nın Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları karşısında Kiev üzerindeki baskıyı artırabileceği yorumunu yapmıştı. Ancak Suslov, Rusya'nın ateşkes koşullarını kabul etmeye yanaşmayan Kiev yönetimi karşısında, Demokratlar ve Avrupa ülkelerine yönelerek diplomatik bir yol izleyebileceğini de eklemişti.
Öte yandan, Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik en kapsamlı yaptırım paketini onaylama hazırlığında olduğu belirtiliyor. AB dışişleri bakanlarının, çatışmanın başlangıcından bu yana Rusya'yı hedef alan 21'inci yaptırım paketini onaylamayı planladığı ifade edildi. Bu yeni paketin, mevcut yaptırımların delinmesini önlemeye yönelik tedbirleri içermesi bekleniyor.
Bu gelişmeler, uluslararası ilişkilerde ve enerji piyasalarında önemli dalgalanmalara neden olabilecek potansiyel değişikliklere işaret ediyor. Rusya'nın enerji politikaları ve Ukrayna krizi etrafındaki diplomatik manevraları, küresel dengeler açısından yakından takip ediliyor.