Kilis Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir kauçuk fabrikasında meydana gelen iş kazasında beş parmağını kaybeden M.G.'e, parmak başına 100 bin liradan toplam 500 bin lira teklif edildiği bildirildi. Gez, sağlığının yerine gelmemesi durumunda teklif edilen paranın kendisi için bir anlam ifade etmeyeceğini belirtti.
Evlin Kauçuk Fabrikası'nda çalışan M.G., 11 Şubat 2026 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası yaklaşık sekiz aydır çalışamadığını ve bu durumun geçimini sağlamakta zorlanmasına neden olduğunu ifade etti. Kauçuk fabrikasında görev yaparken herhangi bir iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almadığını belirten Gez, kazanın yaşandığı gün yaşananları şu sözlerle aktardı: "Çalışıyordum, herhangi bir eğitim almadım. Kilis Organize Sanayi Bölgesi'nde işim vardı. 125 derece sıcaklıkta kauçuk derisi vardı. Elim yanmasın diye eldiven takmıştım. O da inşaat eldiveni, sıcaklığı çektiği için yapışıyor. En son nasıl olduysa kaptırdım. Üretim makinesi vardı, hem derileri inceltiyor hem de parçalıyor. O makineyi kapattım, elim içine girmeden önce makine durmadı. Bağırdım, çağırdım, oradakilere gelin diye. Oradaki arkadaşlar herhalde dalga geçtiğimi zannetti. Elimi bir çektim, eldivende parmaklarım içinde parçalandı."
Kaza sonrasında önce sağlık ekiplerini, ardından kardeşini aradığını anlatan Gez, ambulansın olay yerine geç geldiğini ve Gaziantep Şehir Hastanesi'ne ulaştığında bir parmağının dikildiğini ancak sonrasında kangren olduğunu söyledi. Gez, "Saat 09.30'da kaza geçirdim. Gece saat 01.30 gibi Gaziantep Şehir Hastanesi'ne yetiştim. Bir tane parmak diktiler, kangren oldu" dedi.
Fabrika sahibi ve ustaların birkaç kez kendisini ziyaret ettiğini belirten Gez, kendisine parmak başına 100 bin lira teklif edildiğini ifade etti. Gez, "Ben parasında değilim. Benim sağlığım olmadıktan sonra parayı ne yapacağım? 500 bin lira. Benim işim gücüm yok. 8 aydan beri mağdurum. Ne işe girebiliyorum ne evimin kirasını verebiliyorum. Çaycılık olur, bekçilik olur, ben evimi geçindirmek istiyorum. Daha yeni evliyim, 3 ay oldu" şeklinde konuştu.
Sigortasında eksiklikler bulunduğunu ve bu nedenle tedavi sürecinde de sorunlar yaşadığını dile getiren Gez, ortaokul mezunu olduğunu ve çalışamadığı için liseye hazırlanmayı düşündüğünü sözlerine ekledi.
M.G.'in kardeşi N.Ş.G. ise hem çalıştığını hem de ağabeyinin ihtiyaçlarıyla ilgilendiğini belirterek, yaşanan mağduriyetin kamuoyu tarafından görülmesi gerektiğini vurguladı. N.Ş.G., "Hem çalışıp hem abimle ilgileniyorum. Her ihtiyacına koşuyorum. Abimin bu durumunu görenlerin sessiz kalmalarını istemiyorum" ifadelerini kullandı.