Güney Afrika'nın Johannesburg kenti yakınlarındaki Ekurhuleni bölgesinde, kadın cinayetlerindeki artış endişe yaratıyor. Son günlerde bölgede bulunan üç ceset, bu hafta bulunan dokuz kadın cesedinin ardından ülke genelinde toplumsal tepkilere yol açtı.
Hayatını kaybedenlerden biri olan 38 yaşındaki iki çocuk annesi D.M.'nin halası Nokwanda Matshikiza, yeğeninin vahşice öldürülüp bir çöp gibi atılmasının acısıyla mücadele ediyor. Matshikiza, "Ne yapacağımızı bilmiyorum ama bir şeylerin değişmesi gerekiyor. Kaç ceset daha bulunmalı?" diyerek yetkililere seslendi.
Benzer bir trajedi yaşayan Themba Kekana ise ablası I.K.'nın Temmuz ayında kaybolduktan 17 gün sonra, kötü muamele görmüş ve kısmen giyinik halde bir köprü üzerinde bulunduğunu belirtti. Kekana, ablasının küçük kızının yaşadığı acıyı dindiremeyeceğini ifade ederek, "Hiçbir aile bizim yüzleştiğimiz şeyle yüzleşmek zorunda kalmamalı" dedi.
Kadın cinayetlerine ilişkin şimdiye kadar sadece bir tutuklama yapıldı. I.K., D.M. ve diğer altı kadının öldürülmesiyle ilgili henüz kimse gözaltına alınmadı. Kurbanların çoğu 20'li ve 30'lu yaşlarda olup, ölümden önce şiddete maruz kaldıkları belirtiliyor. Polis, seri katil ihtimalini veya vakaların birbiriyle bağlantılı olup olmadığını henüz kesinleştirmiş değil.
Güney Afrika İnsan Hakları Komisyonu'nun verilerine göre, Nisan-Haziran ayları arasında 569 kadın öldürüldü ve 1052 kadın cinayete teşebbüs vakası yaşandı. Bu durum, hükümetin geçen Kasım ayında toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti ulusal afet ilan etmesinin ardından baskıları artırdı.
Uluslararası Af Örgütü, kadın cinayetlerinin (femicide) ayrı bir suç olarak tanınmasının, sorunun çözümü için önemli bir adım olacağını savunuyor. Örgüt, bu tür suçların takip edilerek faillerin cezalandırılmasının devletin sorumluluğu olduğunu vurguluyor.