Etiyopya'da federal yapıya sahip ülkenin kuzeyindeki Tigray, Amhara ve Afar bölgelerinde çatışmaların yoğunlaşması, uluslararası toplumun diyaloğa dönme çağrılarına rağmen etnik temsil ve yerel yönetim konularını yeniden gündeme getirdi.
Etiyopya İstatistik Kurumu (ESS) verilerine göre, Addis Ababa ile birlikte eyalet sistemine dahil olmayan özerk şehirlerden Dire Dawa, bölgedeki karmaşık etnik yapıyı barış içinde bir arada tutabilmek için idari ve siyasi bir çözüm olarak kabul ediliyor. Oromolar Oromia'da, Amharalar Amhara'da, Tigraylar Tigray'da, Somaliler ise doğudaki Somali eyaletinde yoğunlaşırken, başkent başta olmak üzere büyük kentlerde farklı topluluklar bir arada yaşıyor. Bazı eyaletlerin nüfusu da birden fazla topluluktan oluşuyor.
Etiyopya Anayasası, topluluklara yaşadıkları bölgelerde kendi yönetim kurumlarını oluşturma ve dillerini geliştirme hakkı tanıyor. Eyalet sınırları belirlenirken yerleşim düzeni, dil, kimlik ve halkın rızası dikkate alınıyor. Sidama'nın referandumla ayrı bir eyalet haline gelmesi, yerel yönetim talebinin ülkenin idari haritasını değiştirebildiğini gösteriyor.
Anayasa'nın en çok tartışılan 39'uncu maddesi, toplulukların kendi kendini yönetme hakkının yanı sıra ülkeden ayrılma hakkını da tanıyor. Ancak bir topluluğun ayrılması için temsilcilerinin üçte iki çoğunlukla karar alması ve ardından yapılacak referandumda talebin kabul edilmesi gerekiyor. Etnik kimlik, Etiyopya'nın toplumsal yapısının tek boyutu değil; aynı topluluk içinde farklı dinlere mensup insanların yaşaması, etnik ve dini dağılımın okunmasını güçleştiriyor. Son nüfus sayımının üzerinden geçen süre de bu oranlara ilişkin tartışmaları canlı tutuyor.
Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'nin (IGAD) sınır bölgelerine ilişkin çalışmaları, Etiyopya'daki toplulukların sosyal bağlarının ülke sınırlarının ötesine uzandığını ortaya koyuyor. Somaliler Somali, Cibuti ve Kenya'da; Afarlar ise Eritre ve Cibuti'de de yaşıyor. Kenya sınırının iki yanında Oromo toplulukları bulunuyor. Akrabalık ilişkileri, ticaret ve hayvancılığa bağlı hareketlilik, sınır bölgelerindeki gündelik yaşamı komşu ülkelerle iç içe geçiriyor. Etiyopya'nın etnik ve dini çeşitliliği, hem yerel yönetim düzenini hem de ülkenin çevresiyle kurduğu toplumsal ilişkileri anlamak için önem taşıyor.
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) de aralarında bulunduğu 7 örgüt ve siyasi yapı, 20 Eylül'de federal hükümete karşı ittifak kurduklarını açıklamıştı. Nüfusun yüzde 6-7'lik kısmını oluşturan Tigray halkının temsilcisi TPLF, 1991-2018 döneminde yönetime hakim olmuş, iktidarı kaybetmesi sonrası ise 2020-2022 yıllarında ordu ile iç savaş yaşamıştı. TPLF'nin de aralarında bulunduğu silahlı gruplarla ordu arasında 23 Eylül'de patlak veren çatışmalar Tigray, Afar ve Amhara bölgelerinde yoğunlaştı. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların merkezinde, federal hükümetle bölgesel yönetimler arasındaki yetki paylaşımı, siyasi temsil, toprak ve güvenlik güçlerinin statüsü bulunuyor.
Afrika Birliği (AfB), Avrupa Birliği (AB) ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) başta olmak üzere uluslararası toplum, Etiyopya'nın kuzeyinde artan gerilim üzerine taraflara çatışmaları durdurmaları ve doğrudan görüşmelere dönmeleri çağrısı yapıyor.