2026 yılının ilk yarısını kapsayan bir rapor, aşırı sağ kaynaklı olaylarda dikkat çekici bir artış olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, 30 farklı ülkede toplam 255 aşırı sağ kaynaklı vaka kayıtlara geçti. Son 10 yılda aşırı sağın yapısında önemli bir değişim yaşandığına işaret edilen raporda, belirgin liderler ve örgütlerin yerini, merkezi olmayan ve dijital alt kültürlerle beslenen dağınık bir yapının aldığı belirtiliyor. Bu durumun, aşırı sağ tehdidini hem daha görünmez hem de daha tehlikeli bir hale getirdiği vurgulanıyor.
Dijitaldeki Nefret Sokağa Taşıyor
İnternet ortamında komplo teorileri ve şiddet içeren söylemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, suç ile ifade özgürlüğü arasındaki sınırın belirsizleştiği ifade ediliyor. Tehdidin artık sadece kolluk kuvvetlerinin değil, aynı zamanda demokratik kurumların, teknoloji şirketlerinin ve tüm toplumun ortak bir sorunu haline geldiği vurgulanıyor. Raporda, neo-Nazizm, beyaz üstünlükçülüğü ve “ivmecilik” gibi ideolojilerin bu dijital ağın temelini oluşturduğu belirtiliyor. İvmecilik akımı, demokratik düzenin şiddet yoluyla yıkılmasını ve bu yıkımın ardından beyaz-etnik milliyetçi bir düzen kurulmasını savunuyor.
Vakaların Çoğunluğu Miting ve Yürüyüşlerde Görüldü
Tespit edilen vakaların dağılımına bakıldığında, ilk sırada 81 vaka ile mitingler, yürüyüşler ve konserler yer alıyor. Bu tür etkinlikleri, 77 vaka ile duvar yazıları, grafitiler ve bildiriler takip ediyor. Darp, hakaret ve tehdit kategorisinde ise 60 vaka kaydedildi. En ciddi tablo ise şiddet eylemleri alanında gözlemlendi. Rapora göre, 37 adet ağır şiddet eylemi ve girişimi yaşandı. Bu eylemler arasında silahlı ve bombalı saldırılar, kundaklamalar ve cinayet teşebbüsleri bulunuyor.
Vakaların Yüzde 85,5'i Propaganda ve Kışkırtma Niteliğinde
Rapor, vakaların yüzde 85,5'inin propaganda, mobilizasyon ve kışkırtma amaçlı olduğunu belirtiyor. Ancak rapor, tehdidin sadece söylemle sınırlı kalmadığına da dikkat çekiyor. Buna göre, aşırı sağ kaynaklı tehdit giderek operasyonel bir boyut kazanıyor.
Nefretin Hedefinde Kimler Var?
Rapora göre, nefret motivasyonlarının başında 76 vaka ile ırkçılık geliyor. İkinci sırada 62 vaka ile göçmen ve yabancı düşmanlığı, üçüncü sırada ise 41 vaka ile İslam karşıtlığı yer alıyor. Sistem karşıtlığı 31, Yahudi karşıtlığı ise 28 vaka ile listede kendine yer buluyor. Raporda, bu motivasyonların birbirinden bağımsız olmadığı, aksine çoğu zaman iç içe geçtiği vurgulanıyor. Özellikle ırkçılık ile göçmen düşmanlığının pek çok eylemde birlikte görüldüğüne dikkat çekiliyor.
ABD İlk Sırada Yer Alıyor
Vakaların büyük bir kısmı ABD, Avrupa, Hindistan ve Avustralya'da yoğunlaştı. Ülke sıralamasında 82 vaka ile ABD ilk sırada bulunuyor. ABD'yi 33 vakayla Birleşik Krallık, 20 vakayla İtalya ve 16 vakayla İspanya takip ediyor. Aşırı sağ kaynaklı vakaların motivasyonlarının ülkelere göre farklılık gösterdiği de raporda belirtiliyor. ABD'de 40 vaka ile ırkçı motivasyon öne çıkarken, Birleşik Krallık'ta 14 vaka ile göçmen düşmanlığı başı çekiyor. Raporda ortaya konan tablo, dijital dünyada büyüyen nefretin artık sadece çevrim içi ortamla sınırlı kalmadığını, sokağa taştığını ve giderek daha ağır sonuçlara yol açtığını gösteriyor.