Kış mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte konutlarda ısınma yöntemleri yeniden gündeme geldi. Son dönemlerde apartman dairelerinde, klasik peteklerin yerini alan yeni nesil ısıtma sistemlerine olan ilginin arttığı gözlemleniyor.
Duvarlarda yer kaplayan ve toz birikimine neden olan peteklerin yerine, enerji verimliliği yüksek ve alan tasarrufu sağlayan sistemler tercih ediliyor. Sektör temsilcileri, bu değişimin temel nedenlerinden birinin gelişen ısıtma teknolojileri olduğunu belirtiyor. Özellikle yerden ısıtma ve süpürgelik tipi ısıtıcılar, eski binalardaki tadilat projelerinde dahi öne çıkıyor.
Bu yeni sistemler, radyatörlerin aksine 35-40 derece gibi daha düşük su sıcaklıklarıyla tüm mekanı homojen bir şekilde ısıtabiliyor. Bu durum, kombi ve ısı pompalarının daha az enerji tüketmesini sağlıyor. Geleneksel peteklerin havayı sirküle ederek tavanı ısıtıp ayakları soğuk bırakma eğiliminin aksine, yeni sistemlerde ısı tabandan yayıldığı için daha konforlu bir ortam oluşuyor.
Sistem değişikliğine giden konut sahipleri, enerji tasarrufu, alan kazanımı ve daha sağlıklı bir iç mekan havası gibi avantajlardan bahsediyor. Düşük çalışma sıcaklığı sayesinde doğalgaz ve elektrik faturalarında %25 ile %35 arasında tasarruf sağlandığı belirtiliyor. Ayrıca, peteklerin kalkmasıyla mobilya yerleşiminde özgürlük arttığı ve odaların daha ferah göründüğü ifade ediliyor. Toz sirkülasyonunun azalması ise özellikle alerji ve astım hastaları için daha sağlıklı bir yaşam alanı sunuyor.
Yeşil enerjiye geçiş ve ısı pompası kullanımının artması da petek sökümünü hızlandıran bir diğer etken olarak öne çıkıyor. Düşük sıcaklıkta verimli çalışan ısı pompaları, yüksek ısıya ihtiyaç duyan eski tip radyatörlerle tam uyum sağlayamıyor. Bu nedenle, evini yenileyen veya kombisini değiştirenler, tesisatlarını da yeni teknolojiye uygun hale getirerek peteklerden vazgeçiyor. Uzmanlar, ilk yatırım maliyeti yüksek olsa da, sağlanan yakıt tasarrufuyla sistemin birkaç yıl içinde kendini amorti ettiğini vurguluyor.