İngiltere'nin Aberdeen şehrinde, Kuzey Denizi'ndeki Jackdaw doğal gaz sahasının üretime geçmesine verilen onay, bölge sakinlerinde büyük bir rahatlama yarattı. 2014 petrol fiyatı şokunun ardından ekonomik olarak zor günler geçiren şehirde, bu karar umut ışığı oldu.
2012'de Birleşik Krallık'ta en fazla milyonerin bulunduğu şehir olan Aberdeen, petrol ve gaz gelirleriyle önemli bir refah seviyesine ulaşmıştı. Ancak 2014'teki petrol fiyatlarındaki düşüş, şehrin kaderini değiştirdi. Şimdilerde ise birçok iş yeri "satılık" veya "kiralık" tabelalarıyla dikkat çekiyor. Aberdeen'deki harcanabilir gelir, son on yılda diğer büyük İngiliz şehirlerine göre yaklaşık %20 oranında azaldı.
Şehirdeki ekonomik durgunluğun bir göstergesi olarak, bir zamanlar yüzlerce çalışana ev sahipliği yapan Marathon Oil'in eski ofislerinin yıkımına başlandı. 20-29 yaş arası nüfusun %16 oranında azaldığı belirtilirken, BP'nin de Kuzey Denizi operasyonlarından çekilme planları şehirde endişeleri artırdı. Bazı sakinler, geçmişte petrol gelirlerinden bir fon oluşturulmamış olmasını eleştiriyor.
Ancak, hükümetin Jackdaw gaz sahası projesini onaylaması, birçok petrol ve gaz çalışanı için ekonomik bir cankurtaran halini aldı. Sahadan elde edilecek gazın, İngiltere'nin yıllık gaz talebinin yaklaşık %2'sini 10 yıl boyunca karşılaması bekleniyor. Çevreciler, projenin iklim üzerindeki etkilerine ve sınırlı sayıda yeni iş imkanı yaratacağına dikkat çekse de, bölgedeki çalışanlar için bu durum, mevcut işlerini mümkün olduğunca uzun süre sürdürmek anlamına geliyor.
Bir offshore çalışanı, "Jackdaw, kredilerimizi ödememizi sağlıyor. Petrol ve gaz olmadan ne yapmamı bekliyorsunuz?" diyerek projenin önemini vurguladı. Yenilenebilir enerji sektörünün henüz petrol ve gaz sektöründeki istihdam kaybını telafi edemediği ve bu geçişin zaman alacağı belirtiliyor. Aberdeen'de offshore işlerinin yaklaşık %90'ı hala petrol ve gaz sektöründe yoğunlaşmış durumda, bu da yaklaşık 38.000 kişiyi istihdam ederken, yenilenebilir enerji sektöründe bu rakam 4.200 civarında.
Enerji Bakanı Miatta Fahnbulleh, kararın ülkenin enerji güvenliğini destekleyeceğini ve yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde ithal edilen, daha yüksek emisyonlu yakıtların kullanımını azaltmaya yardımcı olacağını belirtti. Fahnbulleh, kararın yasal olarak bağlayıcı iklim taahhütleriyle uyumlu olduğunu ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefine bağlı kaldıklarını da sözlerine ekledi.
Şehirdeki hızla büyüyen yenilenebilir enerji sektörü bazı firmalar için olumlu gelişmelere yol açsa da, bu büyümenin petrol ve gaz sektöründeki düşüşü dengeleyip dengeleyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Birçok kişi, Jackdaw gaz sahasının şehri eski parlak günlerine döndürmeyeceğini kabul ediyor.