Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, artan faiz oranları nedeniyle borç yükü altında ezilen gelişmekte olan ülkeler için yeni bir finansman modeli üzerinde çalışıyor. Rockefeller Foundation ve kalkınma finansmanı uzmanları tarafından hazırlanan “Growth and Investment Reset” adlı plan, finansal sıkışıklık yaşayan ancak henüz tam bir borç krizine sürüklenmemiş yaklaşık 40 ülkeye destek sağlamayı hedefliyor.
Plan kapsamında, IMF'nin uzun vadeli yeni bir finansman programı oluşturması, Dünya Bankası'nın kredi ve garanti imkanlarını artırması, Çin gibi ikili kreditörlerin mevcut borçların vadesini uzatması ve özel sektör borçlarının daha düşük maliyetle yeniden finanse edilmesi öngörülüyor. Bu modelin temel amacı, ülkelerin yeni yatırımlar yapabilmesi için mali alan yaratmak ve borçların yalnızca bir kreditörden diğerine aktarılmasını engellemek.
Çalışmanın yazarlarından Christina Segal-Knowles'ın belirttiğine göre, gelişmekte olan ülkelerde faiz ödemeleri ortalama olarak kamu gelirlerinin yüzde 10'unu aşmış durumda. Bazı ülkelerde ise faiz ödemeleri, altyapı, eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerine ayrılan toplam kaynağı geride bırakıyor. Bu durum, devletlerin yeni yatırım yapmak yerine mevcut borçlarını çevirmek için daha fazla kaynak ayırmasına neden oluyor. Pandemi döneminde düşük faizlerle alınan borçların vadelerinin yaklaşması ve küresel faiz oranlarının yükselmesi, borç yenileme maliyetlerini ciddi şekilde artırıyor.
Yeni modelde IMF'nin, programa kabul edilen ülkelere mevcut kredi mekanizmalarına ek olarak uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman sağlayacak ayrı bir program kurması öneriliyor. Dünya Bankası'nın da kredi kapasitesi ve garanti araçlarıyla bu finansmanı desteklemesi planlanıyor. Plan tasarımcıları, uluslararası kuruluşlardan sağlanan düşük maliyetli kredilerin Çin gibi ikili kreditörlere olan borçları ödemek için kullanılmaması gerektiğini vurguluyor. Bunun yerine, bu finansmanın büyüme, altyapı ve yatırım programlarına bağlanarak ekonominin gelir üretme kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Planın hayata geçirilmesi için Çin başta olmak üzere resmi kreditörlerin ve özel sektörün de adım atması bekleniyor. Dünya Bankası ve diğer çok taraflı kalkınma bankalarının garanti kapasitelerinin kullanılmasıyla yüksek faizli özel sektör borçlarının daha düşük maliyetle yeniden finanse edilmesi amaçlanıyor. Bu yöntemin daha önce bazı ülkelerde başarıyla uygulandığı belirtiliyor.
Yaklaşık 40 ülkenin ilk aşamada programa uygun olabileceği, kriterin ise borçların tamamen sorunsuz olması değil, henüz sürdürülebilir kabul edilmesi olduğu ifade ediliyor. Bazı ülkelerin programa katılmadan önce borç yapılandırmasına gitmesi gerekebileceği de belirtiliyor. Plan, önümüzdeki hafta Bangkok'ta yapılacak IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında ana gündem maddelerinden biri olacak ve gelecek yıl G20 gündemine taşınması hedefleniyor. Temel amaç, ülkeleri temerrüde düştükten sonra kurtarmaya çalışmak yerine, borç sürdürülebilirliği bozulmadan önce finansman sıkışıklığını çözmek.